|
Karaciğer vücutta ne gibi fonksiyonlara
sahiptir ?
Karaciğer en büyük organlarımızdan birisidir.
Karın sağ üst kısmına yerleşiktir ve erişkin bir insandaki
ağırlığı yaklaşık 1.5 kg kadardır. Karaciğer sindirim sistemi
ile kana geçen tüm maddeler için bir süzgeç görevi görür.
Gelen besinleri vücudumuz için gerekli yapı taşları ve fonksiyonel
maddelere dönüştürür. Bazı besinleri, enerji kaynaklarını,
vitaminleri vücudumuzun ihtiyacı olduğunda kullanılmak üzere
depolar. Zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır, safra asitlerini
sentezleyerek besinler ile aldığımız yağların ve yağda eriyen
vitaminlerin emilmesini kolaylaştırır.
Karaciğerde sentezlenen maddeler ne
işe yarar ?
Karaciğer vücudumuzun fabrikası gibidir.
Protein, karbonhidrat, yağ, vitamin gibi yapı taşlarını alıp
işler; bunlardan vücudumuz için gerekli olan maddeleri üretir.
Bu maddeler içerisinde yer alan pıhtılaşma faktörleri sayesinde,
herhangi bir yerimiz kesildiğinde kanamanın kendiliğinden
durması mümkün olur. Vücudumuzdaki pek çok maddeyi taşıyan,
suyun damar içerisinde durmasını sağlayan albumini üretir.
Böylece vücudumuzda ödem denilen şişliklerin oluşmasını engeller.
Hücrelerimizin örtücü yüzeylerinin ve bazı hormonlarımızın
yapısında yer alan kolesterolü de yine karaciğer üretir. Tüm
bu yapım ve yıkım olaylarının olmasında rol alan enzim denilen
maddeler de büyük ölçüde karaciğerde yer alır ve karaciğer
tarafindan yapılır.
Karaciğer tarafından vücuttan uzaklaştırılan maddeler
nelerdir ?
Alyuvarlar dediğimiz kan hücreleri normal ömrünü tamamlayıp
parçalandığında, açığa çıkan ve atılması gerekli maddeleri,
karaciğer vücudumuzdan uzaklaştırır. Bu maddelerin son ürünü
olan bilirubin, vücudumuzdan atılamaz ve birikirse sarılık
ortaya çıkar. Aldığımız pek çok ilacın kullanılabilmesi ve
kullanıldıktan sonra vücudumuzdan atılabilmesi için karaciğerde
işleme tabi tutulması gereklidir. Yine vücudumuzun normal
çalışması sırasında açığa çıkan veya sindirim kanalı ile gelen
pek çok zararlı maddenin ortadan kaldırılması karaciğerimizin
her günkü işleri arasındadır. Bu işlerini yapamaz ise zararlı
maddeler kanda birikir. Beynimize, böbreklerimize, kalbimize
ve daha pek çok organımıza zarar verir.
Karaciğerin yapısal özellikleri bu fonksiyonları etkiler
mi ?
Bu kadar çok görevi üstlenmiş olan karaciğer diğer
organlarımızdan farklı olarak iki ayrı sistem tarafından kanlandırılmaktadır.
Bu sistemlerden birisi kalpten pompalanan kanı doğrudan karaciğere
taşıyan sistem, diğer sistem ise sindirim kanalı kanını karaciğere
taşıyan sistemdir. Bu ikinci sistem portal venöz sistem olarak
adlandırılır. Böylece hem kandan pompalanan, hem de sindirim
sisteminden gelen kan karaciğerde hepatosit ismi verilen karaciğer
hücrelerine taşınır. Eğer hepatit virüsleri gibi mikroplar,
alkol gibi zararlı maddeler veya diğer nedenlere bağlı olarak
karaciğer hücreleri tahrip olur ve kendilerini yenileyemezse
karaciğer zamanla bir nedbe dokusuna dönüşür, yani sert ve
işlevini yeterince göremeyen bir doku haline dönüşür. Bu durumda
karaciğere gelen kan nedbe dokusu ile sertleşip bozulmuş karaciğerden
geçemeyip gerisinde göllenebilir ve bunun sonucunda dalak
büyür. Bu kan, zamanla kendisine, yeni yollar bularak dolaşımını
sürdürür. Yeni olusan bu damarlar yemek borusunun alt kısmında,
midenin üst taraflarında veya daha nadir olarak sindirim kanalının
diğer kısımlarında meydana gelebileceği gibi bazen de karın
duvarı üzerinde gözle görebileceğimiz damarsal yapılar olarak
tesekkül eder. Yemek borusu ve midede oluşan bu damarlar (varis)
zamanla yırtılarak kanamalara neden olur.
Hepatit Nedir ?
Karaciğerin mikrobik (hepatit virüsleri), toksik (ilaç ve
diger kimyasal maddeler) veya diger nedenlerle oluşan iltihabi
reaksiyonudur.
Yenidoğan bebeklerde görülen sarılık, safra kesesi taşı nedeniyle
olan sarılık veya başka nedene bağlı olarak karaciğer bozukluğu
oluşmasına bağlı olarak görülen sarılıklar Viral hepatit yani
bulaşıcı sarılık değildir.
Viral hepatitler (Bulaşıcı sarılık) hangi mikroplarla
oluşur ?
Viral hepatitler, hepatit virüsleri (A,B,C,D:Delta,E, G virüsleri)
veya daha nadir olarak diğer hastalıkların nedeni olan virüslerle
(Herpes, EBV, CMV virüs vs) meydana gelir.
Viral hepatitler bulaşıcı mıdır ?
Bütün viral hepatitler bulaşıcıdır, ancak bulaşma yolları
ve bulaşma kapasiteleri farklıdır. A ve E hepatitleri esas
olarak yiyecek-içeceklerle; B, C, D ve G hepatitleri ise kan
yolu ile, kanla ve vücut sıvıları ile bulaşmış materyalle
veya yakın temaslarla geçebilir.
Viral hepatitler nasıl bulaşır ?
Kan nakli, Kan ile yakın temas gerektiren iste çalışma (doktor,hemsire,
laborant gibi), İğne yaralanmaları, Damar yolundan ilaç kullanımı
(enjektör paylaşımı), Uygun şekilde steril edilmeyen malzemelerle
yapılan dış çekimi ve dış tedavisi girişimleri, Uygun şekilde
steril edilmeyen malzemelerle yapılan cerrahi girişimler,
Hemodiyaliz (böbreklerin yeterince çalışmaması nedeniyle belli
aralıklarla cihaza bağlanarak kandaki zehirli maddelerin uzaklaştırılması),
Cinsel temas (her iki cinsle ve hem homoseksüel hem Heteroseksüel
ilişki), Anal-oral seks, Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşma,
Aile içi yakın temas, Kulak deldirtme , Akupunktur / dövme/
hızma vb.
Hepatitle sarılık aynı hastalık mıdır?
Ülkemizde hepatitler sarılık adıyla bilinmekte, ayrıca gizli
sarılık, bulaşıcı sarılık, mikrobik sarılık, kara sarılık
gibi isimlerle de tanımlanmaktadır Hepatitli hastalarda sarılık
görülebilir, ancak çoğu hasta gözle görülür sarılık olmadan
da hastalığı geçirebilir.
Hepatitlerin belirtileri nelerdir?
Belirtiler hepatit mikrobunun tipinden çok hastalığın seyrine
göre değişiklikler gösterir. Hepatit bazı hastalarda hiçbir
belirti vermeden ve sarılık oluşmadan geçirilebilir (asemptomatik=belirtisiz
hepatit, anikterik=sarılıksız hepatit). Bazı hastalarda ise
halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, eklem ağrıları, kaşıntı,
göz aklarında ve ciltte sararma,ateş gibi belirtilerin tümü
ya da bir kısmı görülebiliri Eğer sarılık meydana çıkmamışsa
bu belirtiler kolaylıkla başka hastalıklarla karıştırılabilir.
| |
|
|
|
Sarılık nedir, nasıl belirir?
Sarılık kan hücrelerinden alyuvarların
(kırmızı kan hücreleri) parçalanması ile ortaya çıkan
ve bilirubin denen maddenin kanda birikmesi ile oluşur.
Normalde bilirubin karaciğerden safraya atılmakta, böylece
kanda birikmemektedir. Hepatitlerde bu işleyş düzeni
bozulduğundan bilirubin kanda birikmeye başlar. Sarılık
gelişirken öncelikle idrar renginin koyulaştığı hissedilir.
Hafif sarılıklarda sadece göz akları sararır. Bilirubin
miktarı arttıkça bütün cilt sarı bir renk alır.
Hepatit tanısı nasıl konulur?
Muayene bulguları, sarılık olsa bile
tanı için yeterli değildir. Karaciğer hasarını gösteren
ALT, AST gibi testler ve bilirubin düzeyini bilmek gerekir.
Hepatit tanısı konulmasından sonra ikinci aşama sarılığın
nedenini belirlemektir. Bir kişinin hangi tip sarılık
geçirdiğinin veya halen taşıyıcı ya da hasta olup olmadığının
anlaşılabilmesi için tek yöntem kan tetkiki yapılmasıdır.
Hepatit etkeninin
belirlenmesinde hangi testler kullanılır?
Sarılıkların hangisi geçirilirse geçirilsin
benzer bulgular oluşur ve kesin ayrım yani hangi tip
hepatitin geçirildiği ancak kan tetkiki ile anlaşılır.
Yapılan kan tetkikleri ile o sırada hangi tip sarılığın
geçirildiği kolaylıkla ve genellikle aynı gün içinde
saptanabilir.
Hepatit etkeninin saptanmasında ELISA=EIA yöntemi denen
test yöntemi sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yöntem hepatitlerin
yanı sıra AIDS hastalığı, kızamık, kabakulak, kızamıkçık,
toksoplasmoz gibi pek çok hastalığın teşhisinde de kullanılan
bir yöntemin adıdır. Bu test ilk kez halk tarafından
AIDS testi olarak duyulduğu için
yanlış olarak sanki sadece AIDS testine has bir test
olarak düşünülmektedir. Oysa ELISA sadece uygulanan
yöntemin adıdır.
Hangi tip hepatitler kalıcı bir karaciğer
hastalığı yapabilir?
Esas olarak B ve C tipi sarılıklar kalıcı
(kronik) karaciğer hastalığı yapar. Delta hepatiti sadece
Hepatit B'li hastalarda görülür. G hepatiti kalıcı olabilir
ise de klinik önemi tam olarak bilinmemektedir. A tipi
hepatit kalıcı yani kronik karaciğer hastalığına yol
açmaz.
Aktif olarak bulaşıcı sarılık geçirirken
ne yapılması gerekir ?
Öncelikle yapılacak kan tetkikleriyle
hastalığın tipi saptanmalıdır, çünkü uzun vadede sorun
çıkıp çıkmayacağı sarılık tipiyle de yakın ilişkilidir.
Bunun yanı sıra kandaki bilirubin düzeyi, karaciğer
enzimleri ve diğer karaciğer fonksiyonları ile ilgili
testler yapılmalıdır. Bu tetkiklerin sonucuna göre ve
hastanın klinik durumunun ağırlığına göre hasta evde
yatak istirahati ile belli aralarla kontrole gelmek
üzere izlenebileceği gibi hastaneye yatırılması, bazı
durumlarda ise yoğun bakım servisine kaldırılması gerekebilir.
1) A tipi sarılık geçirirken neler
olabilir ?
A tipi sarılık genellikle çocukluk çağında
geçirilir ve çoğu çocukta gözle görülür sarılık olmadan
hastalık atlatılır, bu nedenle de farkına varılmayabilir.
O sırada görülebilen ateş, halsızlık, bulantı-kusma
gibi şikayetlere sarılık eşlik etmediği için çoğu zaman
soğuk algınlığı olarak değerlendirilir. Gözle görülür
sarılığı olan çocuklarda kan tetkiki sonucuna ve genel
durumlarına göre çoğu zaman evde yatak istirahati ile
hastalığiı atlatabilirler. Ancak bu durumda da çocuğun
yakından izlenmesi ve ateş yükselmesi, uykuya eğilim,
şiddetli bulantı-kusma olması veya vücudunda kanamalar
olması durumunda derhal hastaneye götürülmesi gerekmektedir.
Çünkü A tipi sarılık hastalığının seyri sırasında bazı
komplikasyonlar gelişebilmektedir. Özellikle küçük çocukların
büyük bir kısmı ayakta gezinerek ve çok agır bir hastalık
tablosu olmadan, hatta sarılık geçirdiği bile farkedilmeden
sarılığı geçirebilir. Bununla birlikte küçük çocuklarda
dahil hemen her yaşta oldukça ciddi sonuçlanabilen komplikasyonlar
olabildiği de unutulmamalıdır. Bu komplikasyonlarin
arasında sarılığın çok uzaması, şiddetli kusma, halsizlik
ve iştahsızlığın çok uzun sürmesi, hastalığın düzeldikten
kısa bir süre sonra nüksetmesi, otoimmün hepatit denen
bir karaciğer hastalığına yol açabilmesi ve düşük oranda
da olsa karaciğer koması ve ölüm yer almaktadır. Özellikle
yaş ilerledikçe bu komplikasyonların görülme sıklığı
daha fazla artmaktadır. Bu nedenle genç erişkin veya
orta yaşta bir kişinin aktif olarak A tipi sarılık geçirmesi
durumunda hastaneye yatırılarak izlenmesi daha doğrudur.
A tipi sarılık hastalığı geçirenlerde eğer bir komplikasyon
gelişmezse genellikle 1 hafta ile 1 ay arasında degişen
sürelerde iyileşirler. Hastanın klinik bulguları tümüyle
düzelip tetkikleri normale döndükten ve kanında koruyucu
antikorlar oluştuktan sonra artık sorun kalmaz ve kişi
bir daha hayatı boyunca A tipi sarılık geçirmez, çünkü
bağışıklık kazanmıştır. A tipi sarılık geçirirken herhangi
bir özel ilaç tedavisi veya antibiyotik verilmez çünkü
zaten etken virüs olduğu için antibiyotikler ise yaramaz..
Tedavi yapmak veya hastaneye yatırmak gerekirse daha
çok belirtileri azaltıcı ilaçlar yani bulantı kusmaya
yönelik, ateşi düşürmeye yönelik ilaçlar, serum verme
gibi uygulamalar yapılır.
2) B tipi sarılık geçirirken neler olabilir ?
B tipi sarılık hastalarının da genellikle
hastaneye yatırılarak izlenmeleri uygundur. Bu hastalığın
seyri daha uzundur ve A tipi sarılık geçirilirken oluşabilecek
komplikasynlar B tipi sarılık için de geçerlidir. Ayrıca
B tipi sarılık hastalığı geçildikten sonra herkes bağışıklık
kazanmayabilir ve kişilerin bir kısmı taşıyıcı olarak
kalır. Bu durum kan tetkikleriyle zaman içinde belli
olur.
C tipi sarılık geçirirken neler
olabilir ?
C tipi sarılık hastalığının aktif olarak
geçirildiğini saptamak genel olarak pek mümkün değildir.
Çogu zaman hastalığı geçirdikten çok sonra tesadüfen
yapılan bir kan tetkiki sırasında bu durum saptanır.
C tipi sarılık bulaşmasında en önemli yol kan naklidir
ve özellikle 1990 yılından önceki herhangi bir tarihte
bir veya daha fazla ünite kan nakli yapılmış kişilerin
bu hastalıkla karşılaşma durumlarının mutlaka tetkik
edilmesi gereklidir. Çünkü C tipi sarılık esas olarak
1990'li yıllardan itibaren tüm dünyada sorun oluşturmaya
başlamış ve ancak 1995'ten sonra kan nakli öncesinde
C tipi sarılık için tetkik yapılmaya başlanmıştır.
Hastalık ne kadar uzarsa kronik hepatit
gelişir?
Kronik hepatit sözcügü 6 aydan daha
uzun süre devam eden hepatitler için kullanılır.
Viral hepatitlerde kronikleşme ihtimali
ne kadardır?
Bu hastalığın nedenine ve kişiye göre
değisen bazı faktörlere bağlıdır. Hepatit C de kronikleşme
ihtimali %80'den fazladır. Erişkin hayatta geçirilen
hepatit B de bu oran %10'dan azdır. Bunun aksine çocukluk
döneminde bu oran çok daha yüksek olup özellikle annesi
taşıyıcı olan bir bebeğe doğumda aşi ve hastalığa özel
bir serum yapılmazsa bu bebeklerin % 90-95'i taşıyıcı
olarak kalmakta, yine küçük çocukluk döneminde B tipi
sarılık hastalığına yakalanan çocukların da büyük bir
kısmı taşıyıcı kalmaktadır.
Taşıyıcı ve Hepatit arasındaki fark
nedir?
Taşıyıcı sözcüğü daha çok bazı hepatit
B'li hastalar için kullanılmaktadır. Kanlarında Hepatit
B virüsünü bulunduruyor olmakla birlikte muayene bulgularında,
karaciğer fonksiyonlarında ve karaciğer biyopsilerinde
hiçbir hastalık belirtisi göstermeyen kişiler taşıyıcı=Asemptomatik
taşıyıcı=Sessiz taşıyıcı olarak tanımlanırlar. Bu kişilerde
aktif karaciğer bozukluğu ya da aktif karaciğer hasarı
yoktur. Bir başka deyişle virüs uykudadır, virüsle organizma
birbirine zarar vermeden sessiz bir şekilde birlikte
yaşamaktadır.
Taşıyıcılar için herhangi bir risk
var mıdır?
Bu kişilerde hastalığın aktif şekle
dönüşmesi bütünüyle imkansız değildir. Bu nedenle belirli
aralıklarla karaciğer fonksiyonlarının kontrol edilmesi
ve muayenelerinin yapılması zorunludur.
Taşıyıcılar bulaştırıcı mıdır?
Evet. Bu kişilerin yakın çevrelerinin
hastalıktan korunmasında hepatitli olanlarla aynı yaklaşım
izlenmelidir.
Hepatitli hastaların yakın çevresindeki
kişiler ne şekilde
korunabilirler?
DKoruma önlemleri öncelikle eş ve çocuklarını
ve aynı ev ortamında bulunan kişileri kapsayacak şekilde
planlanmalıdır. İlk yapılması gereken bu kişilerin halen
virüsle enfekte veya bağışık (enfeksiyonu geçirip iyileşmiş
dolayısıyla bir kere daha bulaşmayacak olanlar) olup
olmadıklarını tespitidir. Bundan sonraki aşamada aşı
ve diğer koruma yöntemleri uygulanmalıdır. Sağlık Bakanlığı
1998 yılından beri tüm yenidoğan bebeklere ücretsiz
olarak hepatit B aşısı yapmakta, ayrıca risk grubu kapsamında
yer alan çok sayıda kişiye yine aşıyı ücretsiz olarak
uygulamaktadır. Risk grubu kapsamında sağlık çalışanları,
devamlı kan nakli yapılan kişiler, diyaliz hastaları,
hepatit B taşıyıcısının yakın aile bireyleri, yetiştirme
yurdu ve hapishanede kalanlar, uyuşturucu kullananlar,
genelev kadınları vb yer almaktadır. Bu doğrultuda ailesinde
hepatit B taşıyıcılığı olan ve yapılan testte hepatit
B hastalığının henüz kendisine bulaşmamış olduğu saptanan
bir kişi herhangi bir sağlık ocağına başvurduğunda ücretsiz
olarak aşılanmaktadır.
Hepatit B taşıyıcı veya hepatit B hastası gebelerin
durumu önceden saptanmaz ve bebeklerine doğumda aşı
ile birlikte özel bir serum (Hepatit B hiperimmünglobulini)
yapılmazsa bebeklerin %90 dan fazlası taşıyıcı kalabildigi
için TÜM HAMİLE BAYANLARIN GEBELİK SIRASINDA HBSAG TESTİ
YAPTIRMALARI VE RİSKLİ GRUBA GİREN HAMİLE BAYANLARIN
GEBELİĞİN İLERLEYEN SAFHALARINDA BU TESTİ TEKRARLATMALARI
GEREKMEKTEDİR. Riskli grupta kastedilen kişiler eşinde
veya yakın aile bireylerinden
birinde akut hepatit B geçiren birinin bulunması, gebeye
kan verilmesi, sterilliğinden emin olunmayan malzemelerle
bazı girişimlerde bulunulması gereken kişilerdir.
Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit
B hastası olan bir kadın gebe kalıp
doğum yapabilirmi ?
Evet bu kişilerin gebe kalmasına ve doğum yapmasına
engel durumları yoktur. Yalnızca gebelik öncesinde tüm
tetkiklerinin ayrıntılı olarak yapılması ve tedavi gerektiren
bir durum varsa tedavi süresince gebe kalınmaması gerekir.
Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit
B hastası olan bir kadın gebe
kaldığında bebeğini aldırması gerekir mi ?
Hayır gerekmez, hepatit B varlığı doğum
yapmaya engel değildir ve kürtaj yapılmasını gerektirmez.
Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit
B hastası olan bir kadının
bebeği sakat olur mu ?
Hayır, böyle bir şey söz konusu değildir.
Ancak bebeğe hepatit B virüsünün geçmesi ve herhangi
bir müdahale yapılmazsa bebeğin de taşıyıcı yada hasta
olması riski vardır. Bu durum da doğumda yapılan hepatit
B aşısı ve hastalığa özel bir serumla bebeğe bulaşma
oldukça yüksek oranda önlenebilmektedir.
Hepatit B taşıyıcı gebe doğumdan
sonra bebeğini emzirebilir
mi ?
Evet emzirebilir. Bebeğine doğumdan
sonraki ilk 6-12 saat içinde hepatit B aşısı ve hepatit
B hiperimmünglobulini dediğimiz özel serumun yapılması
da kesinlikle ihmal edilmemelidir. Herhangi bir nedenle
serum bulunmazsa yine de aşının mutlaka doğumdan sonra
ilk 12 -24 saat içinde yapılması şarttır. Bu annelerin
bebeklerini emzirmesinin ek bir risk getirmeyeceği,
tersine anne sütünden mahrum olmakla çok daha önemli
sakıncalar oluşacağı bildirilmektedir. Bu nedenle doğumdan
itibaren taşıyıcılar bebeklerini emzirebilir.
Hepatit B için tarama testi yaptırmak
şartmıdır ? Test
yaptırmadan aşı yaptırmanın zararı olurmu ?
Geçirilmiş hepatit B enfeksiyonu olan
bir kişi tarama testi yaptırmadan aşı yaptırırsa bir
zararı olmaz. Yine önceden aşılı birine fazladan aşı
yapılmasının da zararı yoktur. Hepatit B taşıyıcısı
veya hepatit B hastası olan kişilere de hepatit B asisi
yapildiginda bir zarari olmaz ama faydasi da olmaz.
Ve eger bir kisiye hiç tetkik yapilmadan asi yapilirsa
ama o kiside de hastalik varsa bu tespit edilemedigi
için kisi takipsiz kalacak ve kendisini de "nasil
olsa asilandim" diye rahat hissedecektir. Bu nedenle
bizim ülkemiz gibi hepatit B tasiyiciliginin yüksek
oldugu yerlerde özellikle eriskinlerde asi öncesi test
yapilmasi uygun olacaktir. Ayrica testte bagisik çikarsaniz
asiya da bosuna para vermemis olursunuz.
|
| |
|
|
|
Hepatit B asisi yaptirmak için hangi
testler yaptirilmalidir ?
Yapilmasi gereken en önemli iki test
HBsAg ve Anti HBs 'dir. Hepatit B asisi bu iki test
de negatif oldugunda yapilmalidir.
Kisaca hatirlatma yapmak gerekirse, HBsAg nin Pozitif
olmasi yeni veya eskiden geçirilmis bir hastaligin oldugunu,
AntiHBs'nin pozitif olmasi hastaliga karsi bagisikligi
gösterir. Eger kisi asi yaptirmis veya hastalikla karsilasmis
ise Anti HBs pozitif çikar. Ayrica hepatit B virüsü
ile yeni bir enfeksiyon süphesi var ise bu testler hemen
sonuç vermeyebilir. Bu sebeple yeni enfeksiyon süphesinde,
daha ayrintili testlerin bakilmasi (HBV DNA, HBeAg,
Anti HBc IgM, bilirubin vb ) bakilmasi gerekir.
Hepatit B aşısı nasıl yapılır ?
Hepatit B asisi 3 dozluk uygulama gerektiren
bir asi olup bu üç dozun sonunda % 95 veya % 98-100
oraninda koruyuculuk saglar. Bu üç dozun yapilisi önce
1. asi, bundan 1 ay sonra 2. asi , ilk asidan 6 ay sonra
da üçüncü asi seklindedir. Asinin içinde canli ya da
ölü mikrop bulunmadigi ve özel bir teknoloji ile olusturuldugu
için ates vb ciddi yan etkiye yol açmaz. Sadece bazen
1 gün kadar kolda agri yapabilir.
Hepatitli hastalar agir ve yorucu
islerde çalisabilir mi?
Bu hastaligin agirligi ile ilgili bir
durumdur. Bazi hastalarda istirahat veya aktivite kisitlamasi
gerekli olabilir. Ama genel olarak kisilerin normal
hayatlarini sürdürmelerinde bi r sakinca yoktur.Bununla
birlikte normalde islerini yorulmadan yapan bir kisi
artik hemen yoruldugunu, halsizlestigini hissederse
normal kontrol zamanini beklemeden hemen doktoruna gitmelidir.
Çünkü bu durum hastaligin aktiflesme belirtisi olabilir.
Kronik hepatitli hastalara dokunan
yiyecekler var midir?
Alkol disinda bir kisitlayici yoktur.
Baska nedenlerle kisitlama gerekmiyorsa saglikli ve
dengeli bir beslenme olmak kosuluyla her istediginizi
yiyebilirsiniz.
Kronik hepatitli hastalara yararli
yiyecekler nelerdir?
Herhangi bir yiyecegin özel bir yarari
oldugu gösterilememistir. Önemli olan dengeli beslenmektir.
Dengeli bir beslenme rejimi içerisinde oldugunuz sürece
disaridan vitamin takviyesine gerek yoktur.
Kronik hepatitli hastalarin veya
tasiyicilarin bazi bitkileri -otlari
kullanmasi uygunmudur ?
Bu konuda çok çesitli seyler söylenmis
olmakla birlikte bilimsel olarak kesin ispatlanmis bir
bitki ya da yiyecek bulunmamaktadir. Ama bazi çalismalarda
çogunlukla enginarin karacigere çok faydali oldugu söylenmektedir
hatta günümüzde tablet olarak bile bulunmaktadir. Yine
isirgan otu ile ilgili olumlu verilerden söz edilmektedir.
Ancak bitkilerle ilgili olarak unutulmamasi gereken
en önemli sey ne oldugunu tam olarak bilmediginiz bitkileri
ya da otlari bazi islemlerden geçirip kullanmanizin
son derece sakincalari olabilecegidir. Bir bitki örnegin
10 dk kaynatildiginda diyelim ki karaciger için çok
yararli hatta belki de diyelim karacigeri tümüyle tedavi
edici bir madde saliyorken bu kaynama süresi örnegin
25-30 dakikaya çikarsa bu sefer o kaynatilan bitkiden
karacigerde agir yetmezlige hatta karaciger komasina
yol açabilen bir baska madde salinabilmektedir. Çok
sayida hastamiz böyle bitkileri rastgele kaynatip içtigi
için karaciger komasi nedeniyle hastaneye -yogunbakim
servislerine yatirilmak zorunda kalmis bazilari ne yazik
ki bu nedenle hayatini kaybetmistir. O nedenle belli
bir standart saptamadan " bu otu ya da bu bitkiyi
15 dk kaynatip sonrada için demek " son derece
yanlis bir uygulamadir. Lütfen en azindan böyle bir
ürünü kullanmak istediginizde sizi izleyen doktorunuza
danisarak fikrini ve iznini alin. Sonra hiç beklenmedik
sonuçlarla karsilasabilirsiniz. Bu konuda sürekli bir
seylerin bulundugu iddia edilmektedir ama bilimsel çalismalarda
bir maddenin ya da bitkinin -ilacin vb etkili oldugunu
söylemek için birçok bilimsel asamadan geçmesi, önce
hayvanlar üzerinde sonra gönüllü insanlar üzerinde denenmesi
ve en son kullanima girmesi gerekmektedir. Bu asamalari
geçmemis ve kullanim standartlari belirlenmemis ürünleri
tavsiye etmek bu nedenle hiçbir sekilde bilimsel ve
akilci olmayacaktir.
Hastalarin baska nedenlerle kullanacagi
ilaçlar için kisitlamalar
var midir?
Özellikle uzun süreli kullanimi gereken
bazi ilaçlar sorun yaratabilir. Kortizon, bagisiklik
sistemini etkileyen ilaçlarin kullanimi sakincali olabilir.
Yine bazi agri kesici ilaçlar karaciger için zararli
olabilir. Benzer sekilde dogum kontrol haplari ile ilgili
sikinti olabilir. Bu nedenle öncelikle baska nedenlerle
basvurdugunuz doktorlariniza da hepatit tasiyicisi veya
hastasi oldugunuz hakkinda bilgi vermeniz, gerekirse
kullanacaginiz ilaçlari karaciger hastaliginizi izleyen
doktorunuza bildirmeniz yararli olur.
Alkol tamamen yasak midir?
Alkol, hepatit bulunmasa bile karacigeriniz
için zararlidir. Özellikle kronik karaciger hastaligi
olan gerek hepatit B'li gerekse hepatit C'li hastalarin
kesinlikle alkol almamasi gerekmektedir. Çünkü bu hastalarda
alkol kullanilirsa çok hizli bir sekilde siroza gidis
olabilmektedir. Yine interferon tedavisi uygulanmakta
olan kisilerde kesinlikle alkol almamalidir. Bu konuda
doktorunuzun önerilerine uymalisiniz.
Hepatit nasil tedavi edilir?
Bu bölümde, tedavinin süresi, tedaviden
kimler en fazla yararlanir ve tedavinin yan etkileri
ile nasil basa çikilir gibi tedavi ile ilgili önemli
sorulara yanit bulacaksiniz.
Aktif olarak sarilik geçiren akut hepatitli kisilere
uygulanan özel bir ilaç tedavisi yoktur. Çünkü bulasici
sariliklar virüs denen mikroplarla meydana gelir ve
antibiyotikler virüslere etki etmez.
Ancak kronik (müzmin) hepatit olan kisilerde bazi durumlarda
farkli ilaçlar kullanilarak tedavi uygulanmaktadir.
Bu tedavilerde de esas amaç sarilik mikrobunun vücuda
verdigi hasarin azaltilmasi, yavaslatilmasi ve bazen
de tümüyle durdurulmasidir.
Hangi hastalar tedavi edilmelidir?
Bu hastaligin türüne ve evresine bagli
bir seçimdir. Kronik hepatit hastasi veya tasiyicisi
olan herkese tedavi yapilmasi gerekmemektedir. Bazi
kisiler tedavi görmeden düzenli aralarla takip edilirler,
bazi kisilere tedavi baslanmasi gerekebilir, bazi kisilere
de artik geç kalinmis oldugu ve karacigerde kalici hasar
olustugu için hiç tedavi baslanmamasi gerekebilir. Tedaviden
yarar görme yas, cinsiyet, hastaliga kaç yil önce yakalanmis
oldugu, kandaki virüs düzeyi, hastanin tedaviye uyumu,
kisinin alkol kullaniyor olmasi, kisinin beraberinde
baska hastaliklarinin da bulunmasi, virüsün genetik
yapisi gibi çok sayida faktöre bagli olarak degisebilmektedir.
Bunun ötesinde her birey için ayri ayri degerlendirme
yapilarak tedavi karari verilmelidir.
Her HBsAg pozitif kisiye tedavi yapilmasi
gerekir mi ?
Hayir , gerekmez. Özellikle sessiz tasiyicilarin
herhangi bir tedavi almasi gerekmemektedir. Ancak takip
sirasinda sorun olusursa o zaman bu kisilerde de ileri
tetkik, biyopsi ve ardindan tedavi gerekebilir.
Kronik hepatit B hastalarinin tedavisinde
hangi ilaçlarkullanilir
?
Hepatit B için tedavi gereken hastalara
su anda tüm dünyada onaylanip kabul gören ve uygulanan
tedavi seçenekleri kullanilmaktadir. Ülkemizde de tedaviler
buna uygun sekilde yapilmaktadir.
Su anda ülkemizde hepatit B hastalarinin tedavisinde
kullanilan ruhsatli ilaçlar sunlardir:
Deri alti uygulanan ilaç tedavisi olarak klasik interferon
(piyasa isimleri: Intron, Roferon), pegile interferon
(piyasa isimleri: Pegintron, Pegasys); agizdan kullanilan
hap olarak lamivudine (piyasa ismi: Zeffix), yine agizdan
kullanilan hap olarak Adefovir (piyasa ismi: Hepsera)
ve agizdan kullanilan bir baska hap olarak Entecavir
(piyasa ismi: Baraclude) isimli ilaçlar kullanilmaktadir.
Dünyada bu ilaçlara ek olarak Telbivudine etken maddeli
yeni bir ilaç daha vardir ve yeni ruhsat almistir. Ancak
bu ilaçla ilgili olarak da direnç sorunundan söz edilmektedir.
Bu ilaçlardan hangisinin kullanilacagina tetkik sonuçlarina,
hastanin yasina, cinsiyetine, karaciger hasarinin derecesine,
eslik eden baska bir hastalik olup olmamasina vb bagli
olarak hastayi izleyen hekim karar vermektedir.
Interferon nedir?
Interferon ABD, Avrupa birligi ve Türkiye'de
hepatit B ve C tedavisinde kullanilmak üzere onaylanmis
bir ilaçtir. Interferon bazi hastalarda hepatit B enfeksiyonunu
tamamen ortadan kaldirabilir. Hepatit B ve C'si olan
bazi hastalarda ise vücuttaki virüs miktarini azaltarak
ve karacigerdeki hasari yavaslatarak hastaligi hafifletebilir.
Burada önemli olan eger tedavi olmaniz gerekiyorsa bunun
bir an önce yapilmasidir. Tedaviyi aldiginiz zamanlamanin
uygun olmasi, interferondan saglayacaginiz yarari büyük
ölçüde etkileyecektir.
Herkes interferon tedavisinden yarar görmeyebilir. Eger
Hepatit B veya C virüsü karacigerinize zaten ciddi ölçüde
zarar vermisse, interferon tedavisi sizi iyilestirmekten
çok daha da hasta edecektir. Son olarak, eger kronik
enfeksiyonunuz var, ancak karacigeriniz bundan zarar
görmemisse, yani sessiz tasiyici durumunda iseniz interferon
tedavisi almaniz gerekmeyecektir. Doktorunuz size tedavi
seçiminde yardimci olacaktir. Eger doktorunuz size;
interferon tedavisi önermemisse bunun sebepleri vardir.
Gelecekte veya hastaliginizin seyri degistiginde interferon
kullaniminin gerekip gerekmeyecegini de doktorunuzdan
ögrenebilirsiniz.
Interferon ne ise yarar?
Interferon virüsten henüz zarar görmemis
saglikli hücrelerinizin virüs tarafindan ele geçirilmesini
önler. Interferon ayrica vücudunuzun virüs ve enfekte
hücrelere karsi direnme gücünü artirir. Interferon aslinda
vücudunuzda sizi bir takim yabancilara karsi korumak
amaciyla zaten üretilmektedir. Ancak bazen yeteri kadar
üretilemez. Bu gibi durumlarda vücuda disaridan interferon
tedavisi uygulanmasi yarar saglayabilir.
Kronik Hepatit B Tedavisi
Daha öncede söz edildigi gibi eriskin
yas grubunda hepatit B virüsü ile karsilasan ve akut
hepatit B enfeksiyonu geçiren kisilerin %90'i interferon
tedavisi almadan veya herhangi bir zarara ugramadan
bu virüsten kurtulabilir ve hastaligi atlatip bagisiklik
kazanabilir. Ancak ne yazik ki %5 ile %10'u bunu basaramaz.
Bu gruptakilerin bir kismi daha önce tanimladigimiz
gibi tasiyici olurlarken bir kismi da "kronik hepatit
B" hastasi olurlar. Tedavi yapilmasida bu grupdaki
kisiler için söz konusudur.
Kimler tedavi edilecektir?
Tedaviden önce doktorunuz kaninizda
hepatit virüsünün varligini ve karacigerinizdeki hasarin
derecesini kontrol edecektir. Daha önce de söyledigimiz
gibi, eger karacigeriniz çok hasta ise interferon sizi
iyilestirecegine daha da kötülestirir. Doktorunuz kaninizdaki
virüsün miktarina HBV DNA tayini adi verilen bir testle
bakarak interferon tedavisinden yarar görüp, görmeyeceginize,
görecekseniz ne kadar göreceginize karar verir. Virüs
düzeyi düsük olan insanlar virüs düzeyi yüksek olanlara
göre interferon tedavisinden daha fazla yarar saglar.
Tedavi öncesi ve gerekirse tedavi sonrasinda yapilacak
karaciger biyopsileri de tani ve tedavi için yol göstericidir.
Biyopsi sirasinda bir igne yardimi ile karacigerinizden
toplu igne büyüklügünde bir doku örnegi alinarak mikroskopik
olarak incelenmekte ve karacigerinizde ne kadar doku
hasari oldugu saptanmaktadir.
Tedaviden ne beklenilmelidir ?
Kronik hepatit B tedavisi boyunca 6,
9 veya 12 ay boyunca haftada bir kere interferon igneleri
vurulursunuz. Eskiden haftada üç kez yapilan igneler
artik uzun etkili ilaçlarin piyasaya çikmasiyla haftada
bir kez yapilmaktadir. Ne kadar süre önce virüsle enfekte
oldugunuz tedaviye cevap verme olasiliginizi etkileyen
bir faktördür. Ancak yine de hangi hastalarin interferon
tedavisine yanit verecegini söylemek güçtür. Tedavi
edilen kronik hepatit B hastalarinin yaklasik yarisi
(%35-65 arasi) tedaviden yarar görür. Tedaviyle kandaki
virüs miktari düsecek, karaciger hasari azalacak ve
hastaligin semptomlari (belirtileri) gerileyecektir.
Tedavi esnasinda doktorunuz hastaliginizin seyrini kontrol
etmek için sik araliklarla karaciger enzim (ALT) seviyelerinizi
takip edecektir. Ayrica HBeAg veya HBV DNA seviyelerinizi
de kontrol ederek kaninizda hala aktif olarak çogalan
virüs olup olmadigini, varsa da hangi düzeyde oldugunu
tespit edecektir.
Interferon etkilerinden biri de bagisiklik sistemini
harekete geçirerek vücudun enfekte hücrelere saldirisini
artirmaktir. Bu nedenle bazen interferon kullaniminiz
sirasinda kendinizi interferondan önceki halinizden
daha kötü hissedebilirsiniz. Bu duruma biz "alevlenme"
diyoruz. Bu iyiye isaret olabilir çünkü genelde interferon
tedavisine tedavi sonunda yanit veren hastalarda bu
görülmektedir.
Kaninizin virüsten tamamen temizlenmesi çok zaman alabilir,
bazen de mümkün olmayabilir. Sonuç olarak, HBsAg testiniz
tedaviden haftalar veya yillar sonra bile hala pozitif
olabilir. Bazi insanlar kalici olarak virüsten kurtulurken,
bazilari ne yazik ki ilacin virüsü kandan tam olarak
yok edememesi nedeniyle tekrar hastalanirlar. Biz buna
"nüks" diyoruz. Eger hastaliginiz nüksetmisse
doktorunuz size ya yeni bir interferon tedavisi ya da
daha degisik bir tedavi önerecektir.
Unutmayin, virüs kaninizdan tamamen temizlenmis olsa
bile karacigerinizin eski haline gelmesi uzun zaman
alabilir. Ancak tedavide de esas hedefimiz zaten karacigeri
eski haline getirmek degil olusan hasari yavaslatip
mümkünse durdurmak ve yeni hasar olusmasini önlemektir.
Interferon uygularken nelere dikkat edilmelidir ?
Pegile interferon haftada bir kez cilt alti dokuya enjekte
edilerek kullanilir. Enjeksiyon için en uygun yerler,
karnin üst bölgesi ve bacaklarin üst kisimlaridir.
Her kullanimdan önce ilacinizin son kullanma tarihini
kontrol ediniz. Son kullanma tarihi geçmemis olmali,
enjektör içindeki sivida renk degisikligi, partikül
veya bulaniklik olmamalidir.
Kendi kendinize enjeksiyon yapmak kolaylikla ögrenilebilir.
Ögrenmek için doktor veya hemsirenizden yardim isteyin.
Ögrendikten sonra hiç kimsenin yardimi olmadan kendi
enjeksiyonunuzu yapabilirsiniz.
nterferon uygularken nelere dikkat
edilmelidir ?
Pegile interferon haftada bir kez cilt
alti dokuya enjekte edilerek kullanilir. Enjeksiyon
için en uygun yerler, karnin üst bölgesi ve bacaklarin
üst kisimlaridir.
Her kullanimdan önce ilacinizin son kullanma tarihini
kontrol ediniz. Son kullanma tarihi geçmemis olmali,
enjektör içindeki sivida renk degisikligi, partikül
veya bulaniklik olmamalidir.
Kendi kendinize enjeksiyon yapmak kolaylikla ögrenilebilir.
Ögrenmek için doktor veya hemsirenizden yardim isteyin.
Ögrendikten sonra hiç kimsenin yardimi olmadan kendi
enjeksiyonunuzu yapabilirsiniz.
Interferon ignesini yaptiktan sonra
enjektörü nereye
atalim ?
Siringa, igne ve tüm enjeksiyon materyalleri
tek kullanimliktir ve enjeksiyondan sonra atilmalidir.
Siringa ve igneyi kapali bir kapta, güvenli sekilde
atiniz. Bunun için çok pratik olarak küçük boy plastik
su siselerini (pet sise) kullanabilirsiniz. Ignenizi
yaptiktan sonra hiçbir sekilde ignenin kapagini kapatmaya
çalismadan pet sisenin içine atip kapagini kapatiniz.
Sisenin içindeki enjektör sayisi arttiginda (örnegin
ayda 1 kere) en yakin hastaneye gidip tibbi atiklar
arasina atilmasi için bir saglik çalisanina veya kendi
doktorunuza enjektörlerin oldugu pet siseyi teslim ediniz.
Bu sekilde enjektörler güvenli sekilde imha edilecektir,
aksi takdirde ignenin batacagi kisilere de mikrobun
bulasmasina yol açabilirsiniz.
Hepatit B de diger tedavi yöntemleri
nelerdir?
Yakin zamana kadar tedavide tek seçenek
interferon idi. Son yillarda kullanim alanina giren
"Lamivudine" etken maddesini tasiyan ilaç
(Zeffix) bu alanda yeni bir ümit kaynagi olmustur. Günde
tek tablet olarak alinan ve önemli yan etkileri olmayan
bu ilaçla alinan sonuçlar interferon tedavisi ile elde
edilenlere yakindir. Tek sorun tedaviden sonra nüks
görülme ihtimalinin daha yüksek olmasi ve uzun vadede
ilaca direnç gelisebilmesidir. Bunun yani sira "Adefovir
dipivoxil=Hepsera" ve Entecavir=Baraclude gibi
yeni ilaçlar da bu amaçla kullanima girmis olup agiz
yoluyla kullanilmaktadirlar. Tedavinizde bu ilaçlarin
hangisinin kullanilacagina doktorunuz karar verecektir.
eklenmesi zorunludur.
Kronik hepatit B'li bir cocuk icin
mevcut herhangi bir tedavi
var midir?
Su an icin kronik hepatit B'li cocuklarin tedavisi icin
onaylanmis iki ilac vardir. Bunlar Interferon ve Lamivudine'dir.
Fakat, eriskinlerde oldugu gibi çocuklarda da bütün
hepatit B'li çocuklarin tedavi olmasi gerekmemektedir.
Bu konuyla ilgili ayrintili bilgi Çocuk hastaliklari
ile ilgili bu bölümün uzmanindan (Çocuk Hepatoloji -
Gastroenteroloji uzmani) alinabilir.Ancak tedaviye baslamaya
karar verseniz de vermeseniz de, çocugunuzu düzenli
olarak bir karaciger hastaliklari uzmanina yada hepatit
B hastaligiyla ilgili bir doktora götürmelisiniz.
Hepatit B tasiyicilarinin takibinde
hangi tetkikler yapilmalidir?
Öncelikle kronik hepatit B tasiyicisi
oldugunuz (yani 6 aydan fazla süredir HBsAg'nin pozitif
oldugu) kesinlesmelidir.
İlk basvuru sirasinda yapilmasi gereken
tetkikler:
HBsAg
antiHBctotal
antiHBcIgM
HBeAg
antiHBe
HBV DNA
ALT
AST
GGT
Total bilirubin
|
| |
|
|
|
Sonuçların
yorumu (1):
HBsAg :Pozitif, HBeAg:
Pozitif, HBV DNA :Pozitif, Karaciger enzimleri (ALT;AST;GGT)
yüksek ise ve antiHBcIgM negatif ise kisinin aktif karaciger
hastaligi vardir ve 6 aydan fazla süredir böyle devam
ediyorsa biyopsi yapilip sonuca göre tedavi baslanmasi
gerekmektedir.
AntiHBcIgM tetkiki pozitif çikarsa kisinin o sirada
aktif sekilde hepatit B hastaligini geçirdigini (akut
hepatit B hastaligi) gösterir ve bu kisilerde birkaç
ay içinde iyilesme olabildigi için bu kisilerde hemen
tedaviye baslanmaz, beklenir.
Sonuçların yorumu (2):
HBsAg :Pozitif, HBeAg:
Negatif, antiHBe:Pozitif, HBV DNA :Negatif, Karaciger
enzimleri (ALT;AST;GGT) normal sinirlarda ise bu kisi
sessiz tasiyicidir. Virüs vücutta sessiz durmakta herhangi
bir aktivite göstermemektedir. Böyle kisilerin duruma
göre degismek üzere 3 ay veya 6 aylik aralarla kontrola
gitmesi gerekir.
Sessiz hepatit B taşiyicilarina
kontrole gittiklerinde hangi tetkikler
yapilir ?
3 ayda veya 6 ayda
bir kere yapilmasi gereken tetkikler:
HBsAg, ALT, AST, GGT
Yilda 1 kez yapilmasi
gereken tetkikler:
HBsAg, HBeAg, antiHBe,
HBV DNA, ALT, AST, GGT, AFP (alfa fetoprotein), karaciger
ultrasonografisi
AFP (alfa fetoprotein)
tetkiki 6 ayda bir de yapilabilir veya tetkik sirasinda
yükseklik saptanirsa daha sik aralarla da bakilabilir.
Ayrica bu madde gebelik sirasinda normalde de yüksek
oldugu için yanlis yorumlamamak için gebelikte degerlendirilmemelidir.
Bunlarin yani sira hastaliginizin durumuna veya eslik
eden baska hastaliklarin varligina göre doktorunuz sizden
baska tetkiklerde isteyebilir.
Örnegin kansizlik tetkiki, kanama pihtilasma zamani
tetkikleri vb bakilabilir.
Eger kronik hepatit B hastasi iseniz ve tedavi baslandiysa
tetkikleriniz daha sik aralarla yapilabilir ve daha
farkli testler istenebilir. Ama tedavi sirasinda siklikla
yakindan izlenen tetkikler HBeAg, antiHBe, HBV DNA,
karaciger enzimleri (özellikle ALT), kansizlik tetkikleri
gibi tetkiklerdir.
Hepatit B tasiyicilari
ve hastalarina niçin hepatit A bakilmasi
gerekir ?
Hepatit A hastaligi yas ilerledikçe daha sorunlu geçirilmekte
ayrica baska bir nedenle kronik karaciger hastaligi
(Hepatit B hepatit C gibi) olanlarda da çok daha agir
geçirilmektedir. Bu nedenle yaslari ne olursa olsun
(çocuk veya eriskin fark etmez) tüm hepatit B tasiyicilarinin
ve Hepatit B hastalari ile hepatit C hastalarinin hepatit
A yönünden tetkik edilmesi ve bu hastaligi geçirip geçirmediklerinin
saptanmasi gerekir. Bunun için istenecek tetkik total
antiHAV tetkikidir. Eger bu test pozitif çikarsa kisi
hepatit A hastaligini geçirmis ve bagisiklik kazanmis
demektir ve bir sey yapmak gerekmez. Ama bu test negatif
çikarsa hemen asilanmak gerekir. Asi çocukluk yas grubunda
6 ay arayla 2 doz olarak, eriskinlerde ise 1 yil arayla
2 doz olarak yapilmaktadir. Piyasada bulunan herhangi
bir hepatit A asisi bu amaçla kullanilabilir. Ülkemizde
hepatit A geçirme orani yüksek oldugu için asi öncesi
testi öneririz çünkü hastaligi geçirdiyseniz asi gerekmez
ve bosun aasi parasi vermis olursunuz. Ama yanlislikla
hastaligi geçirmis birine hepatit A asisi yapilirsa
da hiçbir zarari olmaz çünkü ölü bir asidir.
Bir sarılık tipini
geçiren kişi tüm sarılıklardan korunurmu ?
Hayir. Her sarilik tipi
kendine özgüdür ve diger sariliktan korunmayi saglamaz.
Örnegin A tipi sarilik geçirmis biri sadece A tipi sariliktan
korunur, ama B, C veya E tipi sariliktan korunmaz. Benzer
sekilde B tipi sarilik için asi yaptirmis biri de sadece
B tipi sariliktan korunur, ama örnegin A tipi sariliktan
korunmaz.
Sarilik tipleri birbirine
dönüsürmü, yani B tipi sarilik C tipi sariliga
çevirirmi?
Hayir. Bu da halk arasinda
yanlis bilinen konulardandir. Her bir sarilik mikrobu
ayridir ve birbirine dönüsmesi söz konusu degildir.
Alin kestirme, dilinin
altini kestirme vb yanlis midir ?
Kesinlikle çok yanlistir
ve asla yapilmamalidir. Bu tür uygulamalar sarilik hastaligi
geçirenleri iyilestirmeyi amaçlayarak yapilir ama tam
tersine bu kesme islemi kirli bir jilet vb ile yapildiginda
baskalarindaki sarilik mikroplarini ve baska mikroplari
da kisiye bulastirabilir.
Berberde-kuaförde hepatit/benzeri
hastaliklardan korunmak
için ne yapilmalidir ?
Mutlaka her seferinde
berberin jiletini degistirmesi istenmelidir. Eger berber
degistirmezse müsteri berberi uyarmalidir. Silerek ya
da solüsyona koyarak ayni jilet hiçbir sekilde baskasina
kullanilmamalidir.
Yine ustura ucunun da her seferinde degismesi gereklidir.
Ustura saplari da çok ucuza satilmakta olup her erkek
kendisine bir ustura sapi alip berbere onunla gitmelidir.
Her müsteriye ayri havlu kullanilmasi için berber ve
kuaförler uyarilmalidir.
Manikür pedikür yaptiranlar kendi setlerini alip onunla
gitmelidir.
Hepatit C Tedavisi
Vücudumuz hepatit B virüsüne
karsi savasta Hepatit C virüsüne oldugundan daha basarilidir.
Bu yüzden, hepatit C virüsüne karsi savasta daha çok
yardima ihtiyaci vardir.
Yine hepatit B'de oldugu gibi doktorunuz virüsün karacigerinize
verdigi hasarin derecesini önceden bilmek isteyecektir.
Bunun için de karaciger enzimlerinin yani sira HCV RNA
testi yapilacak ve karaciger biyopsisi ile karaciger
hasarinin derecesi ölçülecektir.
Hepatit C hastalarinin tedavisinde de tüm dünyada yaygin
olarak kullanilan ve etkinligi çok sayida çalisma ile
gösterilmis olan artik klasiklesmis bir tedavi
uygulanmaktadir ve bu tedavide de deri alti uygulanan
ilaç tedavisi olarak pegile interferon ( piyasa isimleri:
Pegintron, Pegasys) ve beraberinde agizdan hap olarak
alinan Ribavirin (piyasa isimleri: Rebetol, Copegus,
Viron) isimli ilaçlar kullanilmaktadir.
Interferon bu hastalikta da haftada bir kere ancak çogu
zaman daha uzun süreli verilmektedir. Ayrica C tipi
sarilik hastaliginin tedavisinde interferonun yani sira
"Ribavirin=Rebetol, Copegus, Viron" denilen
ve agiz yoluyla alinan bir ilacin daha mutlaka kullanilmasi
ve bu iki ilacin birlikte kullanilmasi gerekmektedir.
Tedavinizin sonuçlanmasi 1 hatta 2 yil sürebilir. Tedavi
esnasinda doktorunuz yine ALT seviyelerinizi, HCV RNA
düzeylerinizi ve karacigerdeki düzelmeyi görmek için
rutin testlerinizi isteyecektir. Yapilan çalismalar
hepatit C tedavisinde uzun süreli interferon kullaniminin
daha yararli oldugunu göstermektedir. Bu yararlarin
arasinda daha uzun süre hastaliksiz yasamanin yani sira
siroz ve karaciger kanseri riskindeki azalma sayilabilir.
Bu tedavinizi karacigerinizde düzelme görülünceye dek
sürdürmeniz gerektigini göstermektedir.
Doktorunuz tedavinizin 3. ayinda yaptigi kontrollerde
interferonun ise yaramadigina karar verirse ilacinizi
kesebilir veya tedavi seklini degistirebilir.
Tedavi sonunda doktorunuz kaninizdaki virüs düzeylerine
yeniden bakar ancak kaninizda virüse hiç rastlanmasa
bile %30-50 ihtimalle hastaliginiz geri gelecektir.
Bu durumda doktorunuz tekrar tedavi almanizi söyleyebilir
veya tedavinizde eklemeler ve düzeltmeler yapabilir.
Hepatit B'de oldugu gibi kaninizdaki virüs miktari interferondan
saglayacaginiz yararla iliskilidir
Hepatit C de diger
tedavi yöntemleri nelerdir?
Hepatit C de interferon'a
alternatif olusturacak bir ilaç simdilik bulunmamaktadir.
Hepatit C'nin asisi
varmidir ?
Yapilan birçok çalismaya
ragmen uygun bir asi üretilememistir.
Hepatit C hastalarina
niçin hepatit B ve hepatit A bakilmasi gerekir
?
Yukarida da söz ettigimiz
gibi baska bir nedenle kronik karaciger hastaligi (hepatit
C gibi) olanlarda da hepatit hastaligi çok daha agir
geçirilmektedir. Bu nedenle yaslari ne olursa olsun
(çocuk veya eriskin fark etmez) tüm hepatit C hastalarinin
hepatit B ve hepatit A yönünden tetkik edilmesi ve bu
hastaliklari geçirip geçirmediklerinin saptanmasi gerekir.
Bunun için istenecek tetkik hepatit B için HBsAg ve
antiHBs, hepatit A için ise total antiHAV tetkikidir.
Eger HBsAg ve antiHBs negatif çikarsa hemen asilamaya
baslanip 6 ay içinde 3 doz asi tamamlanmalidir. Hepatit
C'li hastalar da risk grubunda oldugu için bu kisilerin
hepatit B asilari Saglik Bakanligi tarafindan ücretsiz
olarak yapilmaktadir. Saglik ocagi veya Devlet hastanesinde
asinizi yaptirabilirsiniz. Hepatit A için yapilan tetkik
pozitif çikarsa kisi hepatit A hastaligini geçirmis
ve bagisiklik kazanmis demektir ve bir sey yapmak gerekmez.
Ama bu test negatif çikarsa hemen asilanmak gerekir.
Asi çocukluk yas grubunda 6 ay arayla 2 doz olarak,
eriskinlerde ise 1 yil arayla 2 doz olarak yapilmaktadir.
Piyasada bulunan herhangi bir hepatit A asisi bu amaçla
kullanilabilir. Ülkemizde hepatit A geçirme orani yüksek
oldugu için asi öncesi testi öneririz çünkü hastaligi
geçirdiyseniz asi gerekmez ve bosuna asi parasi vermis
olursunuz. Ama yanlislikla hastaligi geçirmis birine
hepatit A asisi yapilirsa da hiçbir zarari olmaz çünkü
ölü bir asidir.
Interferon Tedavisinde
Yan Etkiler
Interferon tedavisi alan
herkes çesitli yan etkilere maruz kalir ve özellikle
ilk 1 - 2 hafta son derece tatsiz birtakim yan etkilere
karsilasabilirsiniz. Burada önemli olan yan etkiler
nedeni ile tedaviyi asla kesmemenizdir. Bütün hastalar
ayni yan etkilere maruz kalmaz. En sik görülen yan etki
halsizlik, ates, kas agrisi, genel vücut agrisi, döküntü
veya bulanti ile ortaya çikan "Grip benzeri' yan
etkidir. Ayrica agizda tatsizlik hissi, saç dökülmesi
veya cilt kurulugu görülebilir.
Tüm bunlarla basa çikabilmeniz için eger mümkünse tedavi
baslangicinda yan etkilerin yogun olabildigi ilk iki
hafta izin alin. Yan etkilerin ilk 1 ile 4-5 saat içinde
ortaya çiktigi düsünülürse enjeksiyonlari yatmadan önce
yaptirmaniz bu zor süreyi uyuyarak kolayca geçirmenizi
saglayacaktir. Enjeksiyonlari haftanin ayni günleri
ayni saatlerde almaya dikkat edin. Grip benzeri yan
etkilerle basa çikmanin diger bir yolu ise enjeksiyondan
bir saat önce ve 3-4 saat sonra bir agri kesici kullanmaktir.
Burada önemli olan kullanacaginiz agri kesici için doktorunuza
danismanizdir. Bulantilarinizi azaltmak için gün içerisinde
az ama sik sik bir seyler yiyin. Düzenli ve yeterli
yemek tedavi boyunca kendinizi iyi hissetmenizi saglayacaktir.
INTEFERON TEDAVISINDE
ORTAYA ÇIKAN YAN ETKILERLE BASA ÇIKMAK
Grip benzeri
semptomlar: Enjeksiyondan
bir saat önce ve 3-4 saat sonra
bir agri kesici kullanin
Yorgunluk: Mümkün
oldugunca dinlenin. Bol sivi için. Hafif egzersiz yapin.
Eger mümkünse çalisma programinizi degistirin
Gerginlik, sinirlilik,
depresyon: Gevseme tekniklerini
deneyin. Eger depresyon, sinirlilik, gerginlik ciddi
boyuta gelirse profesyonel yardim almayi deneyin.
Istahiniz olmasa bile, düzenli yemek yiyin.
Besinleri saglikli olmaniz için almaniz gereken ilaçlar
gibi düsünün
Istah azalmasi:
Suya ek olarak meyve sulari
için.
Agzinizdaki metalik tattan kurtulmak için sik sik disinizi
firçalayin
Bulanti / ishal:
Bulantiyi / ishali kesici ilaç alin.
Agizda kötü koku veya tat olusumuna neden olabilecek
yiyeceklerden sakinin
Saçlarda hafif
dökülme: Saçinizin daha gür
görünmesini saglayacak sekilde
saç stilinizi degistirin.
Esarp, sapka, saç aksesuarlari
kullanin.
Duygusal olarak kendinizi iyi hissetmeniz tedavinizin
basarisi açisindan önemlidir. Depresyona girmeyin, interferon
tedavisinde depresyon ve seyrek de olsa intihar riski
bildirilmistir. Daha önceki psikolojik sorunlarinizi
tedavi baslamadan önce doktorunuza danisiniz.
Gün içinde sik sik dis firçalamak agzinizdaki kötü tat
hissinden kurtulmaniza yardimci olacaktir.
Saç dökülmenizi önlemenin bir çaresi yoktur ancak tedavi
bitiminde saçlariniz eski haline geri dönecektir.
Tedavi boyunca çok daha ciddi yan etkilerle karsilasabilirsiniz.
Sagliginizla ilgili her türlü degisiklikten doktorunuzu
haberdar edin. Örnegin çok az yiyor, kilo kaybediyor
veya kusuyorsaniz mutlaka doktorunuzu arayin. Tedavi
esnasinda virüsle basa çikmada bize yardimci olan kemik
iliginin yeterli çalistigindan emin olunmalidir. Interferon
bazen kemik iliginin çalismasini yavaslatir bu gibi
durumlarda doktorunuz ya aldiginiz interferon dozunu
azaltacaktir veya tedaviye biraz ara verecektir.
Unutulmamasi gereken bir konu da tedavi boyunca asla
içki içmemenizin gerekliligidir, interferon tedavisi
esnasinda içki kullanmak karacigerinizde geri dönüssüz
bir hasara sebep olabilir.
Sağlıcakla kalın
VİRAL HEPATİTLE SAVAŞIM DERNEĞİ
|
| |
|
.
|