AnasayfaYardımİletişim
 

 

Karaciğerin Yapısı, Özellikleri; Akut ve Kronik Hepatitler,
Tedaviler Hakkında Genel Bilgiler

 

Karaciğer vücutta ne gibi fonksiyonlara sahiptir ?
Karaciğerde sentezlenen maddeler ne işe yarar ?
Karaciğer tarafından vücuttan uzaklaştırılan maddeler nelerdir
Karaciğerin yapısal özellikleri bu fonksiyonları etkiler mi ?
Hepatit Nedir ?
Viral hepatitler (Bulaşıcı sarılık) hangi mikroplarla oluşur ?
Viral hepatitler bulaşıcı mıdır ?
Viral hepatitler nasıl bulaşır ?
Hepatitle sarılık aynı hastalık mıdır?
Hepatitlerin belirtileri nelerdir?
Sarılık nedir, nasıl belirir?
Hepatit tanısı nasıl konulur?
Hepatit etkeninin belirlenmesinde hangi testler kullanılır ?
Hangi tip hepatitler kalıcı bir karaciğer hastalığı yapabilir?
Aktif olarak bulaşıcı sarılık geçirirken ne yapılması gerekir ?
Hastalık ne kadar uzarsa kronik hepatit gelişir?
Viral hepatitlerde kronikleşme ihtimali ne kadardır?
Taşıyıcı ve Hepatit arasındaki fark nedir?
Taşıyıcılar için herhangi bir risk var mıdır?
Taşıyıcılar bulaştırıcı mıdır?
Hepatitlî hastaların yakın çevresindeki kişiler ne şekilde korunabilirler?
Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit B hastası olan bir kadın gebe kalıp doğum yapabilirmi ?
Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit B hastası olan bir kadın gebe kaldığında bebeğini aldırması gerekir mi ?
Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit B hastası olan bir kadının bebeği sakat olur mu ?
Hepatit B taşıyıcı gebe doğumdan sonra bebeğini emzirebilir mi ?
Hepatit B için tarama testi yaptirmak sartmidir ? Test yaptirmadan asi yaptirmanin zarari olurmu ?
Hepatit B aşısı yaptırmak için hangi testler yaptırılmalıdır ?
Hepatit B aşısı nasıl yapılır ?
Hepatitli hastalar ağır ve yorucu işlerde çalışabilir mi?
Kronik hepatitli hastalara dokunan yiyecekler var mıdır?
Kronik hepatitli hastalara yararlı yiyecekler nelerdir?
Kronik hepatitli hastaların veya taşıyıcıların bazı bitkileri -otları
kullanması uygunmudur ?

Hastaların başka nedenlerle kullanacağı ilaçlar için kısıtlamalar var mıdır?
Alkol tamamen yasak mıdır?
Hepatit nasıl tedavi edilir?
Hangi hastalar tedavi edilmelidir?
Her HBsAg pozitif kişiye tedavi yapılması gerekir mi ?
Kronik hepatit B hastalarının tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır ?
Interferon nedir?
Interferon ne işe yarar?
Kronik Hepatit B Tedavisi
Kimler tedavi edilecektir?
Tedaviden ne beklenilmelidir ?
Interferon uygularken nelere dikkat edilmelidir ?
Interferon ignesini yaptıktan sonra enjektörü nereye atalım ?
Hepatit B de diğer tedavi yöntemleri nelerdir?
Kronik hepatit B'li bir çocuk için mevcut herhangi bir tedavi var mıdır?
Hepatit B taşıyıcılarının takibinde hangi tetkikler yapılmalıdır?
Sessiz hepatit B taşıyıcılarına kontrole gittiklerinde hangi tetkikler yapılır ?
Hepatit B taşıyıcıları ve hastalarına niçin hepatit A bakılması gerekir ?
Bir sarılık tipini geçiren kişi tüm sarılıklardan korunurmu ?
Sarılık tipleri birbirine dönüşürmü, yani B tipi sarılık C tipi sarılığa çevirirmi?
Alın kestirme, dilinin altını kestirme vb yanlış mıdır ?
Berberde-kuaförde hepatit/benzeri hastalıklardan korunmak için ne yapılmalıdır ?
Hepatit C Tedavisi
Hepatit C de diğer tedavi yöntemleri nelerdir?
Hepatit C'nin aşısı varmıdır ?
Hepatit C hastalarına niçin hepatit B ve hepatit A bakılması gerekir ?
Interferon Tedavisinde Yan Etkiler
INTEFERON TEDAVİSİNDE ORTAYA ÇIKAN YAN ETKİLERLE BAŞA ÇIKMAK

 

Karaciğer vücutta ne gibi fonksiyonlara sahiptir ?

Karaciğer en büyük organlarımızdan birisidir. Karın sağ üst kısmına yerleşiktir ve erişkin bir insandaki ağırlığı yaklaşık 1.5 kg kadardır. Karaciğer sindirim sistemi ile kana geçen tüm maddeler için bir süzgeç görevi görür.
Gelen besinleri vücudumuz için gerekli yapı taşları ve fonksiyonel maddelere dönüştürür. Bazı besinleri, enerji kaynaklarını, vitaminleri vücudumuzun ihtiyacı olduğunda kullanılmak üzere depolar. Zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır, safra asitlerini sentezleyerek besinler ile aldığımız yağların ve yağda eriyen vitaminlerin emilmesini kolaylaştırır.

Karaciğerde sentezlenen maddeler ne işe yarar ?

Karaciğer vücudumuzun fabrikası gibidir. Protein, karbonhidrat, yağ, vitamin gibi yapı taşlarını alıp işler; bunlardan vücudumuz için gerekli olan maddeleri üretir. Bu maddeler içerisinde yer alan pıhtılaşma faktörleri sayesinde, herhangi bir yerimiz kesildiğinde kanamanın kendiliğinden durması mümkün olur. Vücudumuzdaki pek çok maddeyi taşıyan, suyun damar içerisinde durmasını sağlayan albumini üretir. Böylece vücudumuzda ödem denilen şişliklerin oluşmasını engeller. Hücrelerimizin örtücü yüzeylerinin ve bazı hormonlarımızın yapısında yer alan kolesterolü de yine karaciğer üretir. Tüm bu yapım ve yıkım olaylarının olmasında rol alan enzim denilen maddeler de büyük ölçüde karaciğerde yer alır ve karaciğer tarafindan yapılır.

Karaciğer tarafından vücuttan uzaklaştırılan maddeler nelerdir ?

Alyuvarlar dediğimiz kan hücreleri normal ömrünü tamamlayıp parçalandığında, açığa çıkan ve atılması gerekli maddeleri, karaciğer vücudumuzdan uzaklaştırır. Bu maddelerin son ürünü olan bilirubin, vücudumuzdan atılamaz ve birikirse sarılık ortaya çıkar. Aldığımız pek çok ilacın kullanılabilmesi ve kullanıldıktan sonra vücudumuzdan atılabilmesi için karaciğerde işleme tabi tutulması gereklidir. Yine vücudumuzun normal çalışması sırasında açığa çıkan veya sindirim kanalı ile gelen pek çok zararlı maddenin ortadan kaldırılması karaciğerimizin her günkü işleri arasındadır. Bu işlerini yapamaz ise zararlı maddeler kanda birikir. Beynimize, böbreklerimize, kalbimize ve daha pek çok organımıza zarar verir.

Karaciğerin yapısal özellikleri bu fonksiyonları etkiler mi ?
Bu kadar çok görevi üstlenmiş olan karaciğer diğer organlarımızdan farklı olarak iki ayrı sistem tarafından kanlandırılmaktadır. Bu sistemlerden birisi kalpten pompalanan kanı doğrudan karaciğere taşıyan sistem, diğer sistem ise sindirim kanalı kanını karaciğere taşıyan sistemdir. Bu ikinci sistem portal venöz sistem olarak adlandırılır. Böylece hem kandan pompalanan, hem de sindirim sisteminden gelen kan karaciğerde hepatosit ismi verilen karaciğer hücrelerine taşınır. Eğer hepatit virüsleri gibi mikroplar, alkol gibi zararlı maddeler veya diğer nedenlere bağlı olarak karaciğer hücreleri tahrip olur ve kendilerini yenileyemezse karaciğer zamanla bir nedbe dokusuna dönüşür, yani sert ve işlevini yeterince göremeyen bir doku haline dönüşür. Bu durumda karaciğere gelen kan nedbe dokusu ile sertleşip bozulmuş karaciğerden geçemeyip gerisinde göllenebilir ve bunun sonucunda dalak büyür. Bu kan, zamanla kendisine, yeni yollar bularak dolaşımını sürdürür. Yeni olusan bu damarlar yemek borusunun alt kısmında, midenin üst taraflarında veya daha nadir olarak sindirim kanalının diğer kısımlarında meydana gelebileceği gibi bazen de karın duvarı üzerinde gözle görebileceğimiz damarsal yapılar olarak tesekkül eder. Yemek borusu ve midede oluşan bu damarlar (varis) zamanla yırtılarak kanamalara neden olur.

Hepatit Nedir ?

Karaciğerin mikrobik (hepatit virüsleri), toksik (ilaç ve diger kimyasal maddeler) veya diger nedenlerle oluşan iltihabi reaksiyonudur.
Yenidoğan bebeklerde görülen sarılık, safra kesesi taşı nedeniyle olan sarılık veya başka nedene bağlı olarak karaciğer bozukluğu oluşmasına bağlı olarak görülen sarılıklar Viral hepatit yani bulaşıcı sarılık değildir.

Viral hepatitler (Bulaşıcı sarılık) hangi mikroplarla oluşur ?

Viral hepatitler, hepatit virüsleri (A,B,C,D:Delta,E, G virüsleri) veya daha nadir olarak diğer hastalıkların nedeni olan virüslerle (Herpes, EBV, CMV virüs vs) meydana gelir.

Viral hepatitler bulaşıcı mıdır ?

Bütün viral hepatitler bulaşıcıdır, ancak bulaşma yolları ve bulaşma kapasiteleri farklıdır. A ve E hepatitleri esas olarak yiyecek-içeceklerle; B, C, D ve G hepatitleri ise kan yolu ile, kanla ve vücut sıvıları ile bulaşmış materyalle veya yakın temaslarla geçebilir.

Viral hepatitler nasıl bulaşır ?

Kan nakli, Kan ile yakın temas gerektiren iste çalışma (doktor,hemsire, laborant gibi), İğne yaralanmaları, Damar yolundan ilaç kullanımı (enjektör paylaşımı), Uygun şekilde steril edilmeyen malzemelerle yapılan dış çekimi ve dış tedavisi girişimleri, Uygun şekilde steril edilmeyen malzemelerle yapılan cerrahi girişimler, Hemodiyaliz (böbreklerin yeterince çalışmaması nedeniyle belli aralıklarla cihaza bağlanarak kandaki zehirli maddelerin uzaklaştırılması), Cinsel temas (her iki cinsle ve hem homoseksüel hem Heteroseksüel ilişki), Anal-oral seks, Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşma, Aile içi yakın temas, Kulak deldirtme , Akupunktur / dövme/ hızma vb.

Hepatitle sarılık aynı hastalık mıdır?

Ülkemizde hepatitler sarılık adıyla bilinmekte, ayrıca gizli sarılık, bulaşıcı sarılık, mikrobik sarılık, kara sarılık gibi isimlerle de tanımlanmaktadır Hepatitli hastalarda sarılık görülebilir, ancak çoğu hasta gözle görülür sarılık olmadan da hastalığı geçirebilir.

Hepatitlerin belirtileri nelerdir?

Belirtiler hepatit mikrobunun tipinden çok hastalığın seyrine göre değişiklikler gösterir. Hepatit bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden ve sarılık oluşmadan geçirilebilir (asemptomatik=belirtisiz hepatit, anikterik=sarılıksız hepatit). Bazı hastalarda ise halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, eklem ağrıları, kaşıntı, göz aklarında ve ciltte sararma,ateş gibi belirtilerin tümü ya da bir kısmı görülebiliri Eğer sarılık meydana çıkmamışsa bu belirtiler kolaylıkla başka hastalıklarla karıştırılabilir.

     

Sarılık nedir, nasıl belirir?

Sarılık kan hücrelerinden alyuvarların (kırmızı kan hücreleri) parçalanması ile ortaya çıkan ve bilirubin denen maddenin kanda birikmesi ile oluşur. Normalde bilirubin karaciğerden safraya atılmakta, böylece kanda birikmemektedir. Hepatitlerde bu işleyş düzeni bozulduğundan bilirubin kanda birikmeye başlar. Sarılık gelişirken öncelikle idrar renginin koyulaştığı hissedilir. Hafif sarılıklarda sadece göz akları sararır. Bilirubin miktarı arttıkça bütün cilt sarı bir renk alır.

Hepatit tanısı nasıl konulur?

Muayene bulguları, sarılık olsa bile tanı için yeterli değildir. Karaciğer hasarını gösteren ALT, AST gibi testler ve bilirubin düzeyini bilmek gerekir. Hepatit tanısı konulmasından sonra ikinci aşama sarılığın nedenini belirlemektir. Bir kişinin hangi tip sarılık geçirdiğinin veya halen taşıyıcı ya da hasta olup olmadığının anlaşılabilmesi için tek yöntem kan tetkiki yapılmasıdır.

Hepatit etkeninin belirlenmesinde hangi testler kullanılır?

Sarılıkların hangisi geçirilirse geçirilsin benzer bulgular oluşur ve kesin ayrım yani hangi tip hepatitin geçirildiği ancak kan tetkiki ile anlaşılır.
Yapılan kan tetkikleri ile o sırada hangi tip sarılığın geçirildiği kolaylıkla ve genellikle aynı gün içinde saptanabilir.
Hepatit etkeninin saptanmasında ELISA=EIA yöntemi denen test yöntemi sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yöntem hepatitlerin yanı sıra AIDS hastalığı, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, toksoplasmoz gibi pek çok hastalığın teşhisinde de kullanılan bir yöntemin adıdır. Bu test ilk kez halk tarafından AIDS testi olarak duyulduğ
u için yanlış olarak sanki sadece AIDS testine has bir test olarak düşünülmektedir. Oysa ELISA sadece uygulanan yöntemin adıdır.

Hangi tip hepatitler kalıcı bir karaciğer hastalığı yapabilir?

Esas olarak B ve C tipi sarılıklar kalıcı (kronik) karaciğer hastalığı yapar. Delta hepatiti sadece Hepatit B'li hastalarda görülür. G hepatiti kalıcı olabilir ise de klinik önemi tam olarak bilinmemektedir. A tipi hepatit kalıcı yani kronik karaciğer hastalığına yol açmaz.


Aktif olarak bulaşıcı sarılık geçirirken ne yapılması gerekir ?

Öncelikle yapılacak kan tetkikleriyle hastalığın tipi saptanmalıdır, çünkü uzun vadede sorun çıkıp çıkmayacağı sarılık tipiyle de yakın ilişkilidir. Bunun yanı sıra kandaki bilirubin düzeyi, karaciğer enzimleri ve diğer karaciğer fonksiyonları ile ilgili testler yapılmalıdır. Bu tetkiklerin sonucuna göre ve hastanın klinik durumunun ağırlığına göre hasta evde yatak istirahati ile belli aralarla kontrole gelmek üzere izlenebileceği gibi hastaneye yatırılması, bazı durumlarda ise yoğun bakım servisine kaldırılması gerekebilir.

1) A tipi sarılık geçirirken neler olabilir ?

A tipi sarılık genellikle çocukluk çağında geçirilir ve çoğu çocukta gözle görülür sarılık olmadan hastalık atlatılır, bu nedenle de farkına varılmayabilir. O sırada görülebilen ateş, halsızlık, bulantı-kusma gibi şikayetlere sarılık eşlik etmediği için çoğu zaman soğuk algınlığı olarak değerlendirilir. Gözle görülür sarılığı olan çocuklarda kan tetkiki sonucuna ve genel durumlarına göre çoğu zaman evde yatak istirahati ile hastalığiı atlatabilirler. Ancak bu durumda da çocuğun yakından izlenmesi ve ateş yükselmesi, uykuya eğilim, şiddetli bulantı-kusma olması veya vücudunda kanamalar olması durumunda derhal hastaneye götürülmesi gerekmektedir. Çünkü A tipi sarılık hastalığının seyri sırasında bazı komplikasyonlar gelişebilmektedir. Özellikle küçük çocukların büyük bir kısmı ayakta gezinerek ve çok agır bir hastalık tablosu olmadan, hatta sarılık geçirdiği bile farkedilmeden sarılığı geçirebilir. Bununla birlikte küçük çocuklarda dahil hemen her yaşta oldukça ciddi sonuçlanabilen komplikasyonlar olabildiği de unutulmamalıdır. Bu komplikasyonlarin arasında sarılığın çok uzaması, şiddetli kusma, halsizlik ve iştahsızlığın çok uzun sürmesi, hastalığın düzeldikten kısa bir süre sonra nüksetmesi, otoimmün hepatit denen bir karaciğer hastalığına yol açabilmesi ve düşük oranda da olsa karaciğer koması ve ölüm yer almaktadır. Özellikle yaş ilerledikçe bu komplikasyonların görülme sıklığı daha fazla artmaktadır. Bu nedenle genç erişkin veya orta yaşta bir kişinin aktif olarak A tipi sarılık geçirmesi durumunda hastaneye yatırılarak izlenmesi daha doğrudur. A tipi sarılık hastalığı geçirenlerde eğer bir komplikasyon gelişmezse genellikle 1 hafta ile 1 ay arasında degişen sürelerde iyileşirler. Hastanın klinik bulguları tümüyle düzelip tetkikleri normale döndükten ve kanında koruyucu antikorlar oluştuktan sonra artık sorun kalmaz ve kişi bir daha hayatı boyunca A tipi sarılık geçirmez, çünkü bağışıklık kazanmıştır. A tipi sarılık geçirirken herhangi bir özel ilaç tedavisi veya antibiyotik verilmez çünkü zaten etken virüs olduğu için antibiyotikler ise yaramaz.. Tedavi yapmak veya hastaneye yatırmak gerekirse daha çok belirtileri azaltıcı ilaçlar yani bulantı kusmaya yönelik, ateşi düşürmeye yönelik ilaçlar, serum verme gibi uygulamalar yapılır.


2) B tipi sarılık geçirirken neler olabilir ?

B tipi sarılık hastalarının da genellikle hastaneye yatırılarak izlenmeleri uygundur. Bu hastalığın seyri daha uzundur ve A tipi sarılık geçirilirken oluşabilecek komplikasynlar B tipi sarılık için de geçerlidir. Ayrıca B tipi sarılık hastalığı geçildikten sonra herkes bağışıklık kazanmayabilir ve kişilerin bir kısmı taşıyıcı olarak kalır. Bu durum kan tetkikleriyle zaman içinde belli olur.

C tipi sarılık geçirirken neler olabilir ?

C tipi sarılık hastalığının aktif olarak geçirildiğini saptamak genel olarak pek mümkün değildir. Çogu zaman hastalığı geçirdikten çok sonra tesadüfen yapılan bir kan tetkiki sırasında bu durum saptanır.
C tipi sarılık bulaşmasında en önemli yol kan naklidir ve özellikle 1990 yılından önceki herhangi bir tarihte bir veya daha fazla ünite kan nakli yapılmış kişilerin bu hastalıkla karşılaşma durumlarının mutlaka tetkik edilmesi gereklidir. Çünkü C tipi sarılık esas olarak 1990'li yıllardan itibaren tüm dünyada sorun oluşturmaya başlamış ve ancak 1995'ten sonra kan nakli öncesinde C tipi sarılık için tetkik yapılmaya başlanmıştır.

Hastalık ne kadar uzarsa kronik hepatit gelişir?

Kronik hepatit sözcügü 6 aydan daha uzun süre devam eden hepatitler için kullanılır.

Viral hepatitlerde kronikleşme ihtimali ne kadardır?

Bu hastalığın nedenine ve kişiye göre değisen bazı faktörlere bağlıdır. Hepatit C de kronikleşme ihtimali %80'den fazladır. Erişkin hayatta geçirilen hepatit B de bu oran %10'dan azdır. Bunun aksine çocukluk döneminde bu oran çok daha yüksek olup özellikle annesi taşıyıcı olan bir bebeğe doğumda aşi ve hastalığa özel bir serum yapılmazsa bu bebeklerin % 90-95'i taşıyıcı olarak kalmakta, yine küçük çocukluk döneminde B tipi sarılık hastalığına yakalanan çocukların da büyük bir kısmı taşıyıcı kalmaktadır.

Taşıyıcı ve Hepatit arasındaki fark nedir?

Taşıyıcı sözcüğü daha çok bazı hepatit B'li hastalar için kullanılmaktadır. Kanlarında Hepatit B virüsünü bulunduruyor olmakla birlikte muayene bulgularında, karaciğer fonksiyonlarında ve karaciğer biyopsilerinde hiçbir hastalık belirtisi göstermeyen kişiler taşıyıcı=Asemptomatik taşıyıcı=Sessiz taşıyıcı olarak tanımlanırlar. Bu kişilerde aktif karaciğer bozukluğu ya da aktif karaciğer hasarı yoktur. Bir başka deyişle virüs uykudadır, virüsle organizma birbirine zarar vermeden sessiz bir şekilde birlikte yaşamaktadır.

Taşıyıcılar için herhangi bir risk var mıdır?

Bu kişilerde hastalığın aktif şekle dönüşmesi bütünüyle imkansız değildir. Bu nedenle belirli aralıklarla karaciğer fonksiyonlarının kontrol edilmesi ve muayenelerinin yapılması zorunludur.

Taşıyıcılar bulaştırıcı mıdır?

Evet. Bu kişilerin yakın çevrelerinin hastalıktan korunmasında hepatitli olanlarla aynı yaklaşım izlenmelidir.

Hepatitli hastaların yakın çevresindeki kişiler ne şekilde korunabilirler?

DKoruma önlemleri öncelikle eş ve çocuklarını ve aynı ev ortamında bulunan kişileri kapsayacak şekilde planlanmalıdır. İlk yapılması gereken bu kişilerin halen virüsle enfekte veya bağışık (enfeksiyonu geçirip iyileşmiş dolayısıyla bir kere daha bulaşmayacak olanlar) olup olmadıklarını tespitidir. Bundan sonraki aşamada aşı ve diğer koruma yöntemleri uygulanmalıdır. Sağlık Bakanlığı 1998 yılından beri tüm yenidoğan bebeklere ücretsiz olarak hepatit B aşısı yapmakta, ayrıca risk grubu kapsamında yer alan çok sayıda kişiye yine aşıyı ücretsiz olarak uygulamaktadır. Risk grubu kapsamında sağlık çalışanları, devamlı kan nakli yapılan kişiler, diyaliz hastaları, hepatit B taşıyıcısının yakın aile bireyleri, yetiştirme yurdu ve hapishanede kalanlar, uyuşturucu kullananlar, genelev kadınları vb yer almaktadır. Bu doğrultuda ailesinde hepatit B taşıyıcılığı olan ve yapılan testte hepatit B hastalığının henüz kendisine bulaşmamış olduğu saptanan bir kişi herhangi bir sağlık ocağına başvurduğunda ücretsiz olarak aşılanmaktadır.
Hepatit B taşıyıcı veya hepatit B hastası gebelerin durumu önceden saptanmaz ve bebeklerine doğumda aşı ile birlikte özel bir serum (Hepatit B hiperimmünglobulini) yapılmazsa bebeklerin %90 dan fazlası taşıyıcı kalabildigi için TÜM HAMİLE BAYANLARIN GEBELİK SIRASINDA HBSAG TESTİ YAPTIRMALARI VE RİSKLİ GRUBA GİREN HAMİLE BAYANLARIN GEBELİĞİN İLERLEYEN SAFHALARINDA BU TESTİ TEKRARLATMALARI GEREKMEKTEDİR. Riskli grupta kastedilen kişiler eşinde veya yakı
n aile bireylerinden birinde akut hepatit B geçiren birinin bulunması, gebeye kan verilmesi, sterilliğinden emin olunmayan malzemelerle bazı girişimlerde bulunulması gereken kişilerdir.

Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit B hastası olan bir kadın gebe kalıp doğum yapabilirmi ?

Evet bu kişilerin gebe kalmasına ve doğum yapmasına engel durumları yoktur. Yalnızca gebelik öncesinde tüm tetkiklerinin ayrıntılı olarak yapılması ve tedavi gerektiren bir durum varsa tedavi süresince gebe kalınmaması gerekir.

Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit B hastası olan bir kadın gebe kaldığında bebeğini aldırması gerekir mi ?

Hayır gerekmez, hepatit B varlığı doğum yapmaya engel değildir ve kürtaj yapılmasını gerektirmez.

Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit B hastası olan bir kadının bebeği sakat olur mu ?

Hayır, böyle bir şey söz konusu değildir. Ancak bebeğe hepatit B virüsünün geçmesi ve herhangi bir müdahale yapılmazsa bebeğin de taşıyıcı yada hasta olması riski vardır. Bu durum da doğumda yapılan hepatit B aşısı ve hastalığa özel bir serumla bebeğe bulaşma oldukça yüksek oranda önlenebilmektedir.

Hepatit B taşıyıcı gebe doğumdan sonra bebeğini emzirebilir mi ?

Evet emzirebilir. Bebeğine doğumdan sonraki ilk 6-12 saat içinde hepatit B aşısı ve hepatit B hiperimmünglobulini dediğimiz özel serumun yapılması da kesinlikle ihmal edilmemelidir. Herhangi bir nedenle serum bulunmazsa yine de aşının mutlaka doğumdan sonra ilk 12 -24 saat içinde yapılması şarttır. Bu annelerin bebeklerini emzirmesinin ek bir risk getirmeyeceği, tersine anne sütünden mahrum olmakla çok daha önemli sakıncalar oluşacağı bildirilmektedir. Bu nedenle doğumdan itibaren taşıyıcılar bebeklerini emzirebilir.

Hepatit B için tarama testi yaptırmak şartmıdır ? Test yaptırmadan aşı yaptırmanın zararı olurmu ?

Geçirilmiş hepatit B enfeksiyonu olan bir kişi tarama testi yaptırmadan aşı yaptırırsa bir zararı olmaz. Yine önceden aşılı birine fazladan aşı yapılmasının da zararı yoktur. Hepatit B taşıyıcısı veya hepatit B hastası olan kişilere de hepatit B asisi yapildiginda bir zarari olmaz ama faydasi da olmaz. Ve eger bir kisiye hiç tetkik yapilmadan asi yapilirsa ama o kiside de hastalik varsa bu tespit edilemedigi için kisi takipsiz kalacak ve kendisini de "nasil olsa asilandim" diye rahat hissedecektir. Bu nedenle bizim ülkemiz gibi hepatit B tasiyiciliginin yüksek oldugu yerlerde özellikle eriskinlerde asi öncesi test yapilmasi uygun olacaktir. Ayrica testte bagisik çikarsaniz asiya da bosuna para vermemis olursunuz.

     

Hepatit B asisi yaptirmak için hangi testler yaptirilmalidir ?

Yapilmasi gereken en önemli iki test HBsAg ve Anti HBs 'dir. Hepatit B asisi bu iki test de negatif oldugunda yapilmalidir.
Kisaca hatirlatma yapmak gerekirse, HBsAg nin Pozitif olmasi yeni veya eskiden geçirilmis bir hastaligin oldugunu, AntiHBs'nin pozitif olmasi hastaliga karsi bagisikligi gösterir. Eger kisi asi yaptirmis veya hastalikla karsilasmis ise Anti HBs pozitif çikar. Ayrica hepatit B virüsü ile yeni bir enfeksiyon süphesi var ise bu testler hemen sonuç vermeyebilir. Bu sebeple yeni enfeksiyon süphesinde, daha ayrintili testlerin bakilmasi (HBV DNA, HBeAg, Anti HBc IgM, bilirubin vb ) bakilmasi gerekir.

Hepatit B aşısı nasıl yapılır ?

Hepatit B asisi 3 dozluk uygulama gerektiren bir asi olup bu üç dozun sonunda % 95 veya % 98-100 oraninda koruyuculuk saglar. Bu üç dozun yapilisi önce 1. asi, bundan 1 ay sonra 2. asi , ilk asidan 6 ay sonra da üçüncü asi seklindedir. Asinin içinde canli ya da ölü mikrop bulunmadigi ve özel bir teknoloji ile olusturuldugu için ates vb ciddi yan etkiye yol açmaz. Sadece bazen 1 gün kadar kolda agri yapabilir.

Hepatitli hastalar agir ve yorucu islerde çalisabilir mi?

Bu hastaligin agirligi ile ilgili bir durumdur. Bazi hastalarda istirahat veya aktivite kisitlamasi gerekli olabilir. Ama genel olarak kisilerin normal hayatlarini sürdürmelerinde bi r sakinca yoktur.Bununla birlikte normalde islerini yorulmadan yapan bir kisi artik hemen yoruldugunu, halsizlestigini hissederse normal kontrol zamanini beklemeden hemen doktoruna gitmelidir. Çünkü bu durum hastaligin aktiflesme belirtisi olabilir.

Kronik hepatitli hastalara dokunan yiyecekler var midir?

Alkol disinda bir kisitlayici yoktur. Baska nedenlerle kisitlama gerekmiyorsa saglikli ve dengeli bir beslenme olmak kosuluyla her istediginizi yiyebilirsiniz.

Kronik hepatitli hastalara yararli yiyecekler nelerdir?

Herhangi bir yiyecegin özel bir yarari oldugu gösterilememistir. Önemli olan dengeli beslenmektir. Dengeli bir beslenme rejimi içerisinde oldugunuz sürece disaridan vitamin takviyesine gerek yoktur.

Kronik hepatitli hastalarin veya tasiyicilarin bazi bitkileri -otlari kullanmasi uygunmudur ?

Bu konuda çok çesitli seyler söylenmis olmakla birlikte bilimsel olarak kesin ispatlanmis bir bitki ya da yiyecek bulunmamaktadir. Ama bazi çalismalarda çogunlukla enginarin karacigere çok faydali oldugu söylenmektedir hatta günümüzde tablet olarak bile bulunmaktadir. Yine isirgan otu ile ilgili olumlu verilerden söz edilmektedir. Ancak bitkilerle ilgili olarak unutulmamasi gereken en önemli sey ne oldugunu tam olarak bilmediginiz bitkileri ya da otlari bazi islemlerden geçirip kullanmanizin son derece sakincalari olabilecegidir. Bir bitki örnegin 10 dk kaynatildiginda diyelim ki karaciger için çok yararli hatta belki de diyelim karacigeri tümüyle tedavi edici bir madde saliyorken bu kaynama süresi örnegin 25-30 dakikaya çikarsa bu sefer o kaynatilan bitkiden karacigerde agir yetmezlige hatta karaciger komasina yol açabilen bir baska madde salinabilmektedir. Çok sayida hastamiz böyle bitkileri rastgele kaynatip içtigi için karaciger komasi nedeniyle hastaneye -yogunbakim servislerine yatirilmak zorunda kalmis bazilari ne yazik ki bu nedenle hayatini kaybetmistir. O nedenle belli bir standart saptamadan " bu otu ya da bu bitkiyi 15 dk kaynatip sonrada için demek " son derece yanlis bir uygulamadir. Lütfen en azindan böyle bir ürünü kullanmak istediginizde sizi izleyen doktorunuza danisarak fikrini ve iznini alin. Sonra hiç beklenmedik sonuçlarla karsilasabilirsiniz. Bu konuda sürekli bir seylerin bulundugu iddia edilmektedir ama bilimsel çalismalarda bir maddenin ya da bitkinin -ilacin vb etkili oldugunu söylemek için birçok bilimsel asamadan geçmesi, önce hayvanlar üzerinde sonra gönüllü insanlar üzerinde denenmesi ve en son kullanima girmesi gerekmektedir. Bu asamalari geçmemis ve kullanim standartlari belirlenmemis ürünleri tavsiye etmek bu nedenle hiçbir sekilde bilimsel ve akilci olmayacaktir.

Hastalarin baska nedenlerle kullanacagi ilaçlar için kisitlamalar var midir?

Özellikle uzun süreli kullanimi gereken bazi ilaçlar sorun yaratabilir. Kortizon, bagisiklik sistemini etkileyen ilaçlarin kullanimi sakincali olabilir. Yine bazi agri kesici ilaçlar karaciger için zararli olabilir. Benzer sekilde dogum kontrol haplari ile ilgili sikinti olabilir. Bu nedenle öncelikle baska nedenlerle basvurdugunuz doktorlariniza da hepatit tasiyicisi veya hastasi oldugunuz hakkinda bilgi vermeniz, gerekirse kullanacaginiz ilaçlari karaciger hastaliginizi izleyen doktorunuza bildirmeniz yararli olur.

Alkol tamamen yasak midir?

Alkol, hepatit bulunmasa bile karacigeriniz için zararlidir. Özellikle kronik karaciger hastaligi olan gerek hepatit B'li gerekse hepatit C'li hastalarin kesinlikle alkol almamasi gerekmektedir. Çünkü bu hastalarda alkol kullanilirsa çok hizli bir sekilde siroza gidis olabilmektedir. Yine interferon tedavisi uygulanmakta olan kisilerde kesinlikle alkol almamalidir. Bu konuda doktorunuzun önerilerine uymalisiniz.

Hepatit nasil tedavi edilir?

Bu bölümde, tedavinin süresi, tedaviden kimler en fazla yararlanir ve tedavinin yan etkileri ile nasil basa çikilir gibi tedavi ile ilgili önemli sorulara yanit bulacaksiniz.
Aktif olarak sarilik geçiren akut hepatitli kisilere uygulanan özel bir ilaç tedavisi yoktur. Çünkü bulasici sariliklar virüs denen mikroplarla meydana gelir ve antibiyotikler virüslere etki etmez.
Ancak kronik (müzmin) hepatit olan kisilerde bazi durumlarda farkli ilaçlar kullanilarak tedavi uygulanmaktadir. Bu tedavilerde de esas amaç sarilik mikrobunun vücuda verdigi hasarin azaltilmasi, yavaslatilmasi ve bazen de tümüyle durdurulmasidir.

Hangi hastalar tedavi edilmelidir?

Bu hastaligin türüne ve evresine bagli bir seçimdir. Kronik hepatit hastasi veya tasiyicisi olan herkese tedavi yapilmasi gerekmemektedir. Bazi kisiler tedavi görmeden düzenli aralarla takip edilirler, bazi kisilere tedavi baslanmasi gerekebilir, bazi kisilere de artik geç kalinmis oldugu ve karacigerde kalici hasar olustugu için hiç tedavi baslanmamasi gerekebilir. Tedaviden yarar görme yas, cinsiyet, hastaliga kaç yil önce yakalanmis oldugu, kandaki virüs düzeyi, hastanin tedaviye uyumu, kisinin alkol kullaniyor olmasi, kisinin beraberinde baska hastaliklarinin da bulunmasi, virüsün genetik yapisi gibi çok sayida faktöre bagli olarak degisebilmektedir. Bunun ötesinde her birey için ayri ayri degerlendirme yapilarak tedavi karari verilmelidir.

Her HBsAg pozitif kisiye tedavi yapilmasi gerekir mi ?

Hayir , gerekmez. Özellikle sessiz tasiyicilarin herhangi bir tedavi almasi gerekmemektedir. Ancak takip sirasinda sorun olusursa o zaman bu kisilerde de ileri tetkik, biyopsi ve ardindan tedavi gerekebilir.

Kronik hepatit B hastalarinin tedavisinde hangi ilaçlarkullanilir ?

Hepatit B için tedavi gereken hastalara su anda tüm dünyada onaylanip kabul gören ve uygulanan tedavi seçenekleri kullanilmaktadir. Ülkemizde de tedaviler buna uygun sekilde yapilmaktadir.
Su anda ülkemizde hepatit B hastalarinin tedavisinde kullanilan ruhsatli ilaçlar sunlardir:
Deri alti uygulanan ilaç tedavisi olarak klasik interferon (piyasa isimleri: Intron, Roferon), pegile interferon (piyasa isimleri: Pegintron, Pegasys); agizdan kullanilan hap olarak lamivudine (piyasa ismi: Zeffix), yine agizdan kullanilan hap olarak Adefovir (piyasa ismi: Hepsera) ve agizdan kullanilan bir baska hap olarak Entecavir (piyasa ismi: Baraclude) isimli ilaçlar kullanilmaktadir. Dünyada bu ilaçlara ek olarak Telbivudine etken maddeli yeni bir ilaç daha vardir ve yeni ruhsat almistir. Ancak bu ilaçla ilgili olarak da direnç sorunundan söz edilmektedir. Bu ilaçlardan hangisinin kullanilacagina tetkik sonuçlarina, hastanin yasina, cinsiyetine, karaciger hasarinin derecesine, eslik eden baska bir hastalik olup olmamasina vb bagli olarak hastayi izleyen hekim karar vermektedir.

Interferon nedir?

Interferon ABD, Avrupa birligi ve Türkiye'de hepatit B ve C tedavisinde kullanilmak üzere onaylanmis bir ilaçtir. Interferon bazi hastalarda hepatit B enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldirabilir. Hepatit B ve C'si olan bazi hastalarda ise vücuttaki virüs miktarini azaltarak ve karacigerdeki hasari yavaslatarak hastaligi hafifletebilir. Burada önemli olan eger tedavi olmaniz gerekiyorsa bunun bir an önce yapilmasidir. Tedaviyi aldiginiz zamanlamanin uygun olmasi, interferondan saglayacaginiz yarari büyük ölçüde etkileyecektir.
Herkes interferon tedavisinden yarar görmeyebilir. Eger Hepatit B veya C virüsü karacigerinize zaten ciddi ölçüde zarar vermisse, interferon tedavisi sizi iyilestirmekten çok daha da hasta edecektir. Son olarak, eger kronik enfeksiyonunuz var, ancak karacigeriniz bundan zarar görmemisse, yani sessiz tasiyici durumunda iseniz interferon tedavisi almaniz gerekmeyecektir. Doktorunuz size tedavi seçiminde yardimci olacaktir. Eger doktorunuz size; interferon tedavisi önermemisse bunun sebepleri vardir. Gelecekte veya hastaliginizin seyri degistiginde interferon kullaniminin gerekip gerekmeyecegini de doktorunuzdan ögrenebilirsiniz.

Interferon ne ise yarar?

Interferon virüsten henüz zarar görmemis saglikli hücrelerinizin virüs tarafindan ele geçirilmesini önler. Interferon ayrica vücudunuzun virüs ve enfekte hücrelere karsi direnme gücünü artirir. Interferon aslinda vücudunuzda sizi bir takim yabancilara karsi korumak amaciyla zaten üretilmektedir. Ancak bazen yeteri kadar üretilemez. Bu gibi durumlarda vücuda disaridan interferon tedavisi uygulanmasi yarar saglayabilir.

Kronik Hepatit B Tedavisi

Daha öncede söz edildigi gibi eriskin yas grubunda hepatit B virüsü ile karsilasan ve akut hepatit B enfeksiyonu geçiren kisilerin %90'i interferon tedavisi almadan veya herhangi bir zarara ugramadan bu virüsten kurtulabilir ve hastaligi atlatip bagisiklik kazanabilir. Ancak ne yazik ki %5 ile %10'u bunu basaramaz. Bu gruptakilerin bir kismi daha önce tanimladigimiz gibi tasiyici olurlarken bir kismi da "kronik hepatit B" hastasi olurlar. Tedavi yapilmasida bu grupdaki kisiler için söz konusudur.

Kimler tedavi edilecektir?

Tedaviden önce doktorunuz kaninizda hepatit virüsünün varligini ve karacigerinizdeki hasarin derecesini kontrol edecektir. Daha önce de söyledigimiz gibi, eger karacigeriniz çok hasta ise interferon sizi iyilestirecegine daha da kötülestirir. Doktorunuz kaninizdaki virüsün miktarina HBV DNA tayini adi verilen bir testle bakarak interferon tedavisinden yarar görüp, görmeyeceginize, görecekseniz ne kadar göreceginize karar verir. Virüs düzeyi düsük olan insanlar virüs düzeyi yüksek olanlara göre interferon tedavisinden daha fazla yarar saglar. Tedavi öncesi ve gerekirse tedavi sonrasinda yapilacak karaciger biyopsileri de tani ve tedavi için yol göstericidir. Biyopsi sirasinda bir igne yardimi ile karacigerinizden toplu igne büyüklügünde bir doku örnegi alinarak mikroskopik olarak incelenmekte ve karacigerinizde ne kadar doku hasari oldugu saptanmaktadir.

Tedaviden ne beklenilmelidir ?

Kronik hepatit B tedavisi boyunca 6, 9 veya 12 ay boyunca haftada bir kere interferon igneleri vurulursunuz. Eskiden haftada üç kez yapilan igneler artik uzun etkili ilaçlarin piyasaya çikmasiyla haftada bir kez yapilmaktadir. Ne kadar süre önce virüsle enfekte oldugunuz tedaviye cevap verme olasiliginizi etkileyen bir faktördür. Ancak yine de hangi hastalarin interferon tedavisine yanit verecegini söylemek güçtür. Tedavi edilen kronik hepatit B hastalarinin yaklasik yarisi (%35-65 arasi) tedaviden yarar görür. Tedaviyle kandaki virüs miktari düsecek, karaciger hasari azalacak ve hastaligin semptomlari (belirtileri) gerileyecektir. Tedavi esnasinda doktorunuz hastaliginizin seyrini kontrol etmek için sik araliklarla karaciger enzim (ALT) seviyelerinizi takip edecektir. Ayrica HBeAg veya HBV DNA seviyelerinizi de kontrol ederek kaninizda hala aktif olarak çogalan virüs olup olmadigini, varsa da hangi düzeyde oldugunu tespit edecektir.
Interferon etkilerinden biri de bagisiklik sistemini harekete geçirerek vücudun enfekte hücrelere saldirisini artirmaktir. Bu nedenle bazen interferon kullaniminiz sirasinda kendinizi interferondan önceki halinizden daha kötü hissedebilirsiniz. Bu duruma biz "alevlenme" diyoruz. Bu iyiye isaret olabilir çünkü genelde interferon tedavisine tedavi sonunda yanit veren hastalarda bu görülmektedir.
Kaninizin virüsten tamamen temizlenmesi çok zaman alabilir, bazen de mümkün olmayabilir. Sonuç olarak, HBsAg testiniz tedaviden haftalar veya yillar sonra bile hala pozitif olabilir. Bazi insanlar kalici olarak virüsten kurtulurken, bazilari ne yazik ki ilacin virüsü kandan tam olarak yok edememesi nedeniyle tekrar hastalanirlar. Biz buna "nüks" diyoruz. Eger hastaliginiz nüksetmisse doktorunuz size ya yeni bir interferon tedavisi ya da daha degisik bir tedavi önerecektir.
Unutmayin, virüs kaninizdan tamamen temizlenmis olsa bile karacigerinizin eski haline gelmesi uzun zaman alabilir. Ancak tedavide de esas hedefimiz zaten karacigeri eski haline getirmek degil olusan hasari yavaslatip mümkünse durdurmak ve yeni hasar olusmasini önlemektir.
Interferon uygularken nelere dikkat edilmelidir ?
Pegile interferon haftada bir kez cilt alti dokuya enjekte edilerek kullanilir. Enjeksiyon için en uygun yerler, karnin üst bölgesi ve bacaklarin üst kisimlaridir.
Her kullanimdan önce ilacinizin son kullanma tarihini kontrol ediniz. Son kullanma tarihi geçmemis olmali, enjektör içindeki sivida renk degisikligi, partikül veya bulaniklik olmamalidir.
Kendi kendinize enjeksiyon yapmak kolaylikla ögrenilebilir. Ögrenmek için doktor veya hemsirenizden yardim isteyin. Ögrendikten sonra hiç kimsenin yardimi olmadan kendi enjeksiyonunuzu yapabilirsiniz.

nterferon uygularken nelere dikkat edilmelidir ?

Pegile interferon haftada bir kez cilt alti dokuya enjekte edilerek kullanilir. Enjeksiyon için en uygun yerler, karnin üst bölgesi ve bacaklarin üst kisimlaridir.
Her kullanimdan önce ilacinizin son kullanma tarihini kontrol ediniz. Son kullanma tarihi geçmemis olmali, enjektör içindeki sivida renk degisikligi, partikül veya bulaniklik olmamalidir.
Kendi kendinize enjeksiyon yapmak kolaylikla ögrenilebilir. Ögrenmek için doktor veya hemsirenizden yardim isteyin. Ögrendikten sonra hiç kimsenin yardimi olmadan kendi enjeksiyonunuzu yapabilirsiniz.

Interferon ignesini yaptiktan sonra enjektörü nereye atalim ?

Siringa, igne ve tüm enjeksiyon materyalleri tek kullanimliktir ve enjeksiyondan sonra atilmalidir. Siringa ve igneyi kapali bir kapta, güvenli sekilde atiniz. Bunun için çok pratik olarak küçük boy plastik su siselerini (pet sise) kullanabilirsiniz. Ignenizi yaptiktan sonra hiçbir sekilde ignenin kapagini kapatmaya çalismadan pet sisenin içine atip kapagini kapatiniz. Sisenin içindeki enjektör sayisi arttiginda (örnegin ayda 1 kere) en yakin hastaneye gidip tibbi atiklar arasina atilmasi için bir saglik çalisanina veya kendi doktorunuza enjektörlerin oldugu pet siseyi teslim ediniz. Bu sekilde enjektörler güvenli sekilde imha edilecektir, aksi takdirde ignenin batacagi kisilere de mikrobun bulasmasina yol açabilirsiniz.

Hepatit B de diger tedavi yöntemleri nelerdir?

Yakin zamana kadar tedavide tek seçenek interferon idi. Son yillarda kullanim alanina giren "Lamivudine" etken maddesini tasiyan ilaç (Zeffix) bu alanda yeni bir ümit kaynagi olmustur. Günde tek tablet olarak alinan ve önemli yan etkileri olmayan bu ilaçla alinan sonuçlar interferon tedavisi ile elde edilenlere yakindir. Tek sorun tedaviden sonra nüks görülme ihtimalinin daha yüksek olmasi ve uzun vadede ilaca direnç gelisebilmesidir. Bunun yani sira "Adefovir dipivoxil=Hepsera" ve Entecavir=Baraclude gibi yeni ilaçlar da bu amaçla kullanima girmis olup agiz yoluyla kullanilmaktadirlar. Tedavinizde bu ilaçlarin hangisinin kullanilacagina doktorunuz karar verecektir. eklenmesi zorunludur.

Kronik hepatit B'li bir cocuk icin mevcut herhangi bir tedavi var midir?


Su an icin kronik hepatit B'li cocuklarin tedavisi icin onaylanmis iki ilac vardir. Bunlar Interferon ve Lamivudine'dir. Fakat, eriskinlerde oldugu gibi çocuklarda da bütün hepatit B'li çocuklarin tedavi olmasi gerekmemektedir. Bu konuyla ilgili ayrintili bilgi Çocuk hastaliklari ile ilgili bu bölümün uzmanindan (Çocuk Hepatoloji - Gastroenteroloji uzmani) alinabilir.Ancak tedaviye baslamaya karar verseniz de vermeseniz de, çocugunuzu düzenli olarak bir karaciger hastaliklari uzmanina yada hepatit B hastaligiyla ilgili bir doktora götürmelisiniz.

Hepatit B tasiyicilarinin takibinde hangi tetkikler yapilmalidir?

Öncelikle kronik hepatit B tasiyicisi oldugunuz (yani 6 aydan fazla süredir HBsAg'nin pozitif oldugu) kesinlesmelidir.

İlk basvuru sirasinda yapilmasi gereken tetkikler:

HBsAg
antiHBctotal
antiHBcIgM
HBeAg
antiHBe
HBV DNA
ALT
AST
GGT
Total bilirubin

     

Sonuçların yorumu (1):

HBsAg :Pozitif, HBeAg: Pozitif, HBV DNA :Pozitif, Karaciger enzimleri (ALT;AST;GGT) yüksek ise ve antiHBcIgM negatif ise kisinin aktif karaciger hastaligi vardir ve 6 aydan fazla süredir böyle devam ediyorsa biyopsi yapilip sonuca göre tedavi baslanmasi gerekmektedir.
AntiHBcIgM tetkiki pozitif çikarsa kisinin o sirada aktif sekilde hepatit B hastaligini geçirdigini (akut hepatit B hastaligi) gösterir ve bu kisilerde birkaç ay içinde iyilesme olabildigi için bu kisilerde hemen tedaviye baslanmaz, beklenir.

Sonuçların yorumu (2):

HBsAg :Pozitif, HBeAg: Negatif, antiHBe:Pozitif, HBV DNA :Negatif, Karaciger enzimleri (ALT;AST;GGT) normal sinirlarda ise bu kisi sessiz tasiyicidir. Virüs vücutta sessiz durmakta herhangi bir aktivite göstermemektedir. Böyle kisilerin duruma göre degismek üzere 3 ay veya 6 aylik aralarla kontrola gitmesi gerekir.


Sessiz hepatit B taşiyicilarina kontrole gittiklerinde hangi tetkikler yapilir ?

3 ayda veya 6 ayda bir kere yapilmasi gereken tetkikler:

HBsAg, ALT, AST, GGT

Yilda 1 kez yapilmasi gereken tetkikler:

HBsAg, HBeAg, antiHBe, HBV DNA, ALT, AST, GGT, AFP (alfa fetoprotein), karaciger ultrasonografisi

AFP (alfa fetoprotein) tetkiki 6 ayda bir de yapilabilir veya tetkik sirasinda yükseklik saptanirsa daha sik aralarla da bakilabilir. Ayrica bu madde gebelik sirasinda normalde de yüksek oldugu için yanlis yorumlamamak için gebelikte degerlendirilmemelidir.
Bunlarin yani sira hastaliginizin durumuna veya eslik eden baska hastaliklarin varligina göre doktorunuz sizden baska tetkiklerde isteyebilir.
Örnegin kansizlik tetkiki, kanama pihtilasma zamani tetkikleri vb bakilabilir.
Eger kronik hepatit B hastasi iseniz ve tedavi baslandiysa tetkikleriniz daha sik aralarla yapilabilir ve daha farkli testler istenebilir. Ama tedavi sirasinda siklikla yakindan izlenen tetkikler HBeAg, antiHBe, HBV DNA, karaciger enzimleri (özellikle ALT), kansizlik tetkikleri gibi tetkiklerdir.

Hepatit B tasiyicilari ve hastalarina niçin hepatit A bakilmasi gerekir ?


Hepatit A hastaligi yas ilerledikçe daha sorunlu geçirilmekte ayrica baska bir nedenle kronik karaciger hastaligi (Hepatit B hepatit C gibi) olanlarda da çok daha agir geçirilmektedir. Bu nedenle yaslari ne olursa olsun (çocuk veya eriskin fark etmez) tüm hepatit B tasiyicilarinin ve Hepatit B hastalari ile hepatit C hastalarinin hepatit A yönünden tetkik edilmesi ve bu hastaligi geçirip geçirmediklerinin saptanmasi gerekir. Bunun için istenecek tetkik total antiHAV tetkikidir. Eger bu test pozitif çikarsa kisi hepatit A hastaligini geçirmis ve bagisiklik kazanmis demektir ve bir sey yapmak gerekmez. Ama bu test negatif çikarsa hemen asilanmak gerekir. Asi çocukluk yas grubunda 6 ay arayla 2 doz olarak, eriskinlerde ise 1 yil arayla 2 doz olarak yapilmaktadir. Piyasada bulunan herhangi bir hepatit A asisi bu amaçla kullanilabilir. Ülkemizde hepatit A geçirme orani yüksek oldugu için asi öncesi testi öneririz çünkü hastaligi geçirdiyseniz asi gerekmez ve bosun aasi parasi vermis olursunuz. Ama yanlislikla hastaligi geçirmis birine hepatit A asisi yapilirsa da hiçbir zarari olmaz çünkü ölü bir asidir.

 

Bir sarılık tipini geçiren kişi tüm sarılıklardan korunurmu ?

Hayir. Her sarilik tipi kendine özgüdür ve diger sariliktan korunmayi saglamaz. Örnegin A tipi sarilik geçirmis biri sadece A tipi sariliktan korunur, ama B, C veya E tipi sariliktan korunmaz. Benzer sekilde B tipi sarilik için asi yaptirmis biri de sadece B tipi sariliktan korunur, ama örnegin A tipi sariliktan korunmaz.

Sarilik tipleri birbirine dönüsürmü, yani B tipi sarilik C tipi sariliga çevirirmi?

Hayir. Bu da halk arasinda yanlis bilinen konulardandir. Her bir sarilik mikrobu ayridir ve birbirine dönüsmesi söz konusu degildir.

Alin kestirme, dilinin altini kestirme vb yanlis midir ?

Kesinlikle çok yanlistir ve asla yapilmamalidir. Bu tür uygulamalar sarilik hastaligi geçirenleri iyilestirmeyi amaçlayarak yapilir ama tam tersine bu kesme islemi kirli bir jilet vb ile yapildiginda baskalarindaki sarilik mikroplarini ve baska mikroplari da kisiye bulastirabilir.

Berberde-kuaförde hepatit/benzeri hastaliklardan korunmak için ne yapilmalidir ?

Mutlaka her seferinde berberin jiletini degistirmesi istenmelidir. Eger berber degistirmezse müsteri berberi uyarmalidir. Silerek ya da solüsyona koyarak ayni jilet hiçbir sekilde baskasina kullanilmamalidir.
Yine ustura ucunun da her seferinde degismesi gereklidir. Ustura saplari da çok ucuza satilmakta olup her erkek kendisine bir ustura sapi alip berbere onunla gitmelidir.
Her müsteriye ayri havlu kullanilmasi için berber ve kuaförler uyarilmalidir.
Manikür pedikür yaptiranlar kendi setlerini alip onunla gitmelidir.

Hepatit C Tedavisi

Vücudumuz hepatit B virüsüne karsi savasta Hepatit C virüsüne oldugundan daha basarilidir. Bu yüzden, hepatit C virüsüne karsi savasta daha çok yardima ihtiyaci vardir.
Yine hepatit B'de oldugu gibi doktorunuz virüsün karacigerinize verdigi hasarin derecesini önceden bilmek isteyecektir. Bunun için de karaciger enzimlerinin yani sira HCV RNA testi yapilacak ve karaciger biyopsisi ile karaciger hasarinin derecesi ölçülecektir.
Hepatit C hastalarinin tedavisinde de tüm dünyada yaygin olarak kullanilan ve etkinligi çok sayida çalisma ile gösterilmis olan artik klasiklesmis bir tedavi
uygulanmaktadir ve bu tedavide de deri alti uygulanan ilaç tedavisi olarak pegile interferon ( piyasa isimleri: Pegintron, Pegasys) ve beraberinde agizdan hap olarak alinan Ribavirin (piyasa isimleri: Rebetol, Copegus, Viron) isimli ilaçlar kullanilmaktadir.
Interferon bu hastalikta da haftada bir kere ancak çogu zaman daha uzun süreli verilmektedir. Ayrica C tipi sarilik hastaliginin tedavisinde interferonun yani sira "Ribavirin=Rebetol, Copegus, Viron" denilen ve agiz yoluyla alinan bir ilacin daha mutlaka kullanilmasi ve bu iki ilacin birlikte kullanilmasi gerekmektedir.
Tedavinizin sonuçlanmasi 1 hatta 2 yil sürebilir. Tedavi esnasinda doktorunuz yine ALT seviyelerinizi, HCV RNA düzeylerinizi ve karacigerdeki düzelmeyi görmek için rutin testlerinizi isteyecektir. Yapilan çalismalar hepatit C tedavisinde uzun süreli interferon kullaniminin daha yararli oldugunu göstermektedir. Bu yararlarin arasinda daha uzun süre hastaliksiz yasamanin yani sira siroz ve karaciger kanseri riskindeki azalma sayilabilir. Bu tedavinizi karacigerinizde düzelme görülünceye dek sürdürmeniz gerektigini göstermektedir.
Doktorunuz tedavinizin 3. ayinda yaptigi kontrollerde interferonun ise yaramadigina karar verirse ilacinizi kesebilir veya tedavi seklini degistirebilir.
Tedavi sonunda doktorunuz kaninizdaki virüs düzeylerine yeniden bakar ancak kaninizda virüse hiç rastlanmasa bile %30-50 ihtimalle hastaliginiz geri gelecektir. Bu durumda doktorunuz tekrar tedavi almanizi söyleyebilir veya tedavinizde eklemeler ve düzeltmeler yapabilir. Hepatit B'de oldugu gibi kaninizdaki virüs miktari interferondan saglayacaginiz yararla iliskilidir

Hepatit C de diger tedavi yöntemleri nelerdir?

Hepatit C de interferon'a alternatif olusturacak bir ilaç simdilik bulunmamaktadir.

Hepatit C'nin asisi varmidir ?

Yapilan birçok çalismaya ragmen uygun bir asi üretilememistir.

Hepatit C hastalarina niçin hepatit B ve hepatit A bakilmasi gerekir ?

Yukarida da söz ettigimiz gibi baska bir nedenle kronik karaciger hastaligi (hepatit C gibi) olanlarda da hepatit hastaligi çok daha agir geçirilmektedir. Bu nedenle yaslari ne olursa olsun (çocuk veya eriskin fark etmez) tüm hepatit C hastalarinin hepatit B ve hepatit A yönünden tetkik edilmesi ve bu hastaliklari geçirip geçirmediklerinin saptanmasi gerekir. Bunun için istenecek tetkik hepatit B için HBsAg ve antiHBs, hepatit A için ise total antiHAV tetkikidir. Eger HBsAg ve antiHBs negatif çikarsa hemen asilamaya baslanip 6 ay içinde 3 doz asi tamamlanmalidir. Hepatit C'li hastalar da risk grubunda oldugu için bu kisilerin hepatit B asilari Saglik Bakanligi tarafindan ücretsiz olarak yapilmaktadir. Saglik ocagi veya Devlet hastanesinde asinizi yaptirabilirsiniz. Hepatit A için yapilan tetkik pozitif çikarsa kisi hepatit A hastaligini geçirmis ve bagisiklik kazanmis demektir ve bir sey yapmak gerekmez. Ama bu test negatif çikarsa hemen asilanmak gerekir. Asi çocukluk yas grubunda 6 ay arayla 2 doz olarak, eriskinlerde ise 1 yil arayla 2 doz olarak yapilmaktadir. Piyasada bulunan herhangi bir hepatit A asisi bu amaçla kullanilabilir. Ülkemizde hepatit A geçirme orani yüksek oldugu için asi öncesi testi öneririz çünkü hastaligi geçirdiyseniz asi gerekmez ve bosuna asi parasi vermis olursunuz. Ama yanlislikla hastaligi geçirmis birine hepatit A asisi yapilirsa da hiçbir zarari olmaz çünkü ölü bir asidir.

Interferon Tedavisinde Yan Etkiler

Interferon tedavisi alan herkes çesitli yan etkilere maruz kalir ve özellikle ilk 1 - 2 hafta son derece tatsiz birtakim yan etkilere karsilasabilirsiniz. Burada önemli olan yan etkiler nedeni ile tedaviyi asla kesmemenizdir. Bütün hastalar ayni yan etkilere maruz kalmaz. En sik görülen yan etki halsizlik, ates, kas agrisi, genel vücut agrisi, döküntü veya bulanti ile ortaya çikan "Grip benzeri' yan etkidir. Ayrica agizda tatsizlik hissi, saç dökülmesi veya cilt kurulugu görülebilir.
Tüm bunlarla basa çikabilmeniz için eger mümkünse tedavi baslangicinda yan etkilerin yogun olabildigi ilk iki hafta izin alin. Yan etkilerin ilk 1 ile 4-5 saat içinde ortaya çiktigi düsünülürse enjeksiyonlari yatmadan önce yaptirmaniz bu zor süreyi uyuyarak kolayca geçirmenizi saglayacaktir. Enjeksiyonlari haftanin ayni günleri ayni saatlerde almaya dikkat edin. Grip benzeri yan etkilerle basa çikmanin diger bir yolu ise enjeksiyondan bir saat önce ve 3-4 saat sonra bir agri kesici kullanmaktir. Burada önemli olan kullanacaginiz agri kesici için doktorunuza danismanizdir. Bulantilarinizi azaltmak için gün içerisinde az ama sik sik bir seyler yiyin. Düzenli ve yeterli yemek tedavi boyunca kendinizi iyi hissetmenizi saglayacaktir.

INTEFERON TEDAVISINDE ORTAYA ÇIKAN YAN ETKILERLE BASA ÇIKMAK