|
VİRAL HEPATİT TANI VE TEDAVİ REHBERİ
Viral Hepatitle Savaşım Derneği
Viral Hepatit Tanı ve Tedavi Konsensus Toplantısı Ön Raporu
ÖNSÖZ
Bilindiği gibi, kronik viral hepatitlerin tanısı ve tedavisi,
her geçen gün yeni gelişmeler doğrultusunda daha karmaşık ve
daha pahalı hale gelmeketedir. Derneğimiz Yönetim Kurulu, uzun
süreden beri bize üyelerimizden gelen talepler sonucu ve Maliye
Bakanlığı’nın Bütçe Uygulama Talimatları’nı etkileyebilecek bir
somut bilimsel kaynak oluşmasının yararlı olacağı düşüncesiyle,
bir konsensus toplantısı organize etme kararı aldı. Konsensus
toplantısının nasıl düzenleneceği konusunda her türlü hassasiyet
gözönüne alınmaya çalışıldı. Bu düşünceyle, konuyla ilgili
derneklere başvuruldu; bu derneklerden konsensus toplantısına
temsilci göndermeleri istendi. Sonuçta bu toplantı,
Gastroenteroloji, Enfeksiyon Hastalıkları ve Çocuk Hastalıkları
derneklerinden gönderilen eşit sayıda temsilci ile
gerçekleştirildi. Yaklaşık iki ay süren ön hazırlık aşamasından
sonra, viral hepatitlerin tedavisinde piyasada ürünleri olan
dört ticari firmanın eşit oranda üstlendikleri sponsorlukları
ile yapılan, 17-19 Eylül 2004 Antalya’da çok başarılı geçen
toplantıda, yoğun bir çalışma ile her konu iki kez tartışılarak
bir Konsensus (Rehber) oluşturuldu. Sonuçta, elinizdeki yazılı
metin ortaya çıktı.
Dinamik bir konu olması nedeniyle rehberimizin periyodik olarak
gözden geçirmeyi ve gerektiğinde yeniden basmayı planladık.
Elinizdeki rehberin, bir ön rapor çalışması olarak kabul
edilebilecek bu ilk baskısı, çalışmaya katılanların dışında,
konuyla ilgili herkesin görüşüne, katkısına ve eleştirisine açık
bir yapılanma içinde olma düşüncemiz doğrultusunda, derneğimizin
web sitesinde de (www.vhsd.org) yer alacaktır. Yazışma adresi ve/veya elektronik
posta ile bildirilecek görüş, katkı ve eleştiriler çerçevesinde
bu rehber kitapçık, bilimsel içerik ve format olarak yeniden
düzenlenebilecektir. Rehber, çok sayıda katılımcının olacağı 7.
Ulusal Viral Hepatit Kongresi öncesi 24 Kasım 2004 tarihinde de
tüm katılımcıların tartışmasına açılmış olacaktır.
Sonuç olarak, konsensus toplantılarına katılamayan
meslektaşlarımızın tümünün görüş ve eleştirilerine açık
olduğumuzu belirtir, bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür
ederiz.
VHSD Yönetim
Kurulu
HEPATİT B İNFEKSİYONUNDA TANI VE TEDAVİ
Hangi hastalar olası hepatit B infeksiyonu yönünden
incelenmelidir?
• Hiperendemik bölgelerde doğan kişiler
• Homoseksüeller
• İntravenöz ilaç kullanma alışkanlığı olanlar
• Diyaliz hastaları
• “Human immunodeficiency virus” (HIV) ile infekte olanlar
• Gebeler
• Hepatit B virusu (HBV) ile infekte kişilerin yakınları, aynı
evde yaşayanlar ve bu insanlarla cinsel ilişkisi olanlar
Serumunda HBsAg pozitifliği saptanan bir hastada başlangıç
incelemeleri neler olmalıdır?
KHB infeksiyonu son derece değişken bir seyir ve klinik
sonuçlara sahip olduğu için bu hastalarda başlangıç değerlerini
bilmek ve incelemek hastalığın izlenmesinde büyük öneme
sahiptir. Bu amaçla:
• Ayrıntılı bir anamnez alınmalı ve fizik muayene yapılmalıdır.
• Hepatit B infeksiyonu ve hepatosellüler kanser (HSK) için aile
öyküsünün araştırılmalıdır.
• Karaciğer hastalığının şiddetinin belirlenmesi için rutin
karaciğer fonksiyon testleri çalışılmalıdır.
• Serolojik testler (HBeAg, anti-HBe, anti-HBc IgM)
çalışılmalıdır
• Koinfeksiyonlar (hepatit D, hepatit C ve HIV infeksiyonları)
araştırılmalıdır
• Viral replikasyonun belirlenmek için virolojik testler (HBV-DNA)
çalışılmalıdır.
• Abdominal ultrasonografi yapılmalıdır.
• Bulaşın engelenmesi için hastaya önerilerde bulunulmalıdır.
• Hastaya HBV infeksiyonunun doğal seyri ve hastalığın prognozu
ayrıntılı biçimde anlatılmalıdır.
• Seksüel partnerler ve aile içi bireyler aşılanmalıdır.
• İntermitan veya persistan ALT yüksekliği olan hastalarda
karaciğer biyopsisi yapılmalıdır.
Akut hepatit B (AHB) infeksiyonu nasıl tedavi edilmelidir?
AHB infeksiyonunda semptomlara yönelik destek tedavisi
yapılmalıdır.
Diyet:
• Diyet kısıtlamasına gerek yoktur.
• Klinik ve biyokimyasal iyileşme sağlanana kadar alkol alımı,
başta analjezik, trankilizan ve sedatifler olmak üzere
hepatotoksik ilaç kullanımı yasaklanmalıdır.
İzlem:
• Olguların büyük kısmı hastaneye yatırılmadan izlenebilir.
Yatak istirahati tartışmalı bir konu olmakla birlikte hastaneye
yatış endikasyonu olan olgularda ve 40 yaş üzerinde önerilir.
Ciddi bulantı-kusması, mental durum değişikliği, hepatik
ensefalopati kliniği olan olgular, biyokimyasal olarak bilirubin
düzeyi 15-20 mg/dL’nin, protrombin zamanı 17 sn’nin üzerinde
olanlar, protrombin zamanı ve bilirubin değerleri 2-3 haftalık
plato halinde seyrederken transaminazlarda hızlı düşüş halinde
olan olgular hastanede yatırılarak izlenmelidir.
• Semptomatik hastalarda ağır egzersizler engellenmelidir.
• Ciddi kusması olan olgulara metoklopramid ve sıvı-elektrolit
tedavisi yapılmalıdır.
Akut fulminan hepatit B infeksiyonu nasıl tedavi edilmelidir?
Karaciğer transplantasyonu yapılmazsa akut karaciğer yetmezliği
(AKY) olan hastaların çoğunda ölüm meydana gelir. Bu hastalar
yoğun bakım ünitesinde takip edilmelidir.
Destek tedavisi: Karaciğerin rejenerasyonu için destek tedavisi
verilmelidir. Sıvı ve elektrolit dengesi düzenlenmelidir.
Verilen sıvının çoğunluğunu dekstroz veya yüksek kalorili
enteral besinler oluşturmalıdır. Glukoz düzeyi 4 mmol/L’nin (60
mg/dL) üzerinde tutulmalı ve hipoglisemi ile mücadele
edilmelidir. Gastrointestinal kanamalar sık olup, mide asit
sekresyonunu azaltıcı ve/veya mukoza koruyucu ilaçlar
kullanılmalıdır. Enteral beslenmeye erken geçilmeli, ventilasyon
desteği (grade III ve IV’de serebral ödem riski nedeni ile
elektif ventilasyon) sağlanmalı, akut respitatuvar distres
sendromu ve kardiyak bozuklukların tedavisi verilmelidir.
İnfeksiyon tedavisi: İnfeksiyon sık görülmekte olup AKY
olgularının %11’inde ölüm nedeni sepsistir. İlk hafta gram
pozitifler ağırlıklı olarak bakteriyel infeksiyonlar, iki hafta
sonra fungal infeksiyonlar gelişir. Bu nedenle kültürler ve
mikrobiyolojik incelemeler için uygun materyaller alındıktan
sonra, ampirik olarak uygun antibiyotikler /antifungaller
başlanmalı ve kültür sonuçlarına göre antimikrobiyal tedavi
planı tekrar gözden geçirilmelidir.
Koagülasyon bozukluğu tedavisi: Koagülasyon bozukluğu ciddi ise
(protrombin zamanı > 60 sn) taze donmuş plazma, kriyopresipitat
ve K vitamini verilmelidir.
Serebral ödem: Grade IV ensefalopatili hastaların %80’inde
serebral ödem gelişir ve bu tablo hastaların %30-50’sinde ölüm
nedenidir. Kafa içi basıncı monitörize edilmeli, kafa içi basınç
artışına neden kaldırılmalıdır, hiperventilasyon ortaolan
davranışlardan kaçınmalıdır: Baş 20 derecede tutulmalıdır. Sıvı
kısıtlaması ve intravenöz mannitol (0.5 g/kg 4-6 saatte) kısa
vadede yardımcı olabilir. Hipotermi son zamanlarda beyin ödemi
için önerilen bir tedavi şeklidir.
Antiviral tedavi: Lamivudin ve adefovir dipivoksil HBV
replikasyonunu inhibe ederek serum HBV-DNA düzeylerinde hızlı
bir şekilde azalmaya neden olur. İnterferon alfa immünstimülan
etkisi nedeni ile fulminan hepatit B infeksiyonunda tehlikeli
olabilir.
Karaciğer transplantasyonu: Mümkün olan olgularda en iyi tedavi
yöntemidir.
Kronik hepatit B (KHB) infeksiyonu nasıl izlenmelidir?
İnaktif HBsAg taşıyıcılarında strateji ne olmalıdır?
• Hasta 6-12 ay aralıklarla izlenmelidir.
• Transaminazlarda yükselme saptanırsa HBV-DNA bakılmalıdır.
-
HBV-DNA < 104 kopya/mL ise diğer transaminaz yüksekliği
nedenleri ekarte edilmelidir.
-
HBV-DNA ≥
104
kopya/mL ise karaciğer biyopsisi yapılmalıdır.
-
Biyopside nekroinflamatuvar aktivite
≥ 4 ise tedavi verilmelidir.
- Biyopside nekroinflamatuvar aktivite < 4 ise biyopsi her beş
yılda bir tekrarlanmalıdır.
Hasta 6-12 ay aralıklarla izlenmelidir. İzlem sırasında
hepatosellüler kanser (HSK) yönünden de alfafetoprotein düzeyi
takip edilmeli ve abdominal ultrasonografi yapılmalıdır.
• Yüksek serum HBV-DNA düzeyine sahip ancak normal alanin
aminotransferaz (ALT)
düzeyleri olan HBeAg pozitif hastalar: Bu hastalar 3-6 aylık
aralıklarla izlenmelidir. ALT düzeyi yükseldikten sonraki 3-6
aylık izlem periyodunda, HBeAg pozitifliği devam ediyorsa ve
serum HBV-DNA düzeyi
>105
kopya/mL ise karaciğer biyopsisi yapılmalıdır. Biyopside
nekroinflamatuvar aktivite
≥
4 ise antiviral tedavi düşünülmelidir.
• KHB infeksiyonu olan hastalarda izlem:
- ALT düzeyleri yükselmiş olan HBeAg pozitif hastalarda spontan
HbeAg serokonversiyonu
olabileceğinden tedavi kararı verilmeden önce 3-6 aylık izlem
önerilmelidir.
- KHB infeksiyonu kriterlerine uyan hastalarda (serum HBV-DNA
düzeyi > 105
kopya/mL
ve persistan veya intermitan ALT yüksekliği) karaciğer biyopsisi
düşünülmelidir.
• HSK için izlem:
- Yüksek oranda HSK gelişme riskine sahip kronik HBsAg
taşıyıcıları (örn; 45 yaş üstü
erkekler, sirotik hastalar, HSK için aile öyküsü olanlar,
infeksiyon başlangıcı perinatal veya
erken çocukluk döneminde olanlar) periyodik olarak 3-6 ayda bir
hem alfafetoprotein , hem
de abdominal ultrasonografi ile takip edilmelidir.
- Yeterli kanıt olmasa da endemik bölgelerdeki düşük riskli
kronik HBsAg taşıyıcılarında
periyodik olarak alfafetoprotein düzeylerinin izlenmesi
düşünülmelidir.
KHB infeksiyonunda kimler tedavi edilmelidir?
•
HBsAg pozitif, HBV-DNA ≥ 105
kopya/mL (aktif HBV replikasyonu) ve karaciğer biyopsisinde
nekroinflamatuvar aktivitesi
≥
4 olan, serum ALT düzeyi normalin iki katından yüksek bulunan
hastalar tedavi edilmelidir.
• HBeAg pozitif hastalar 6 ay izlenmeli ve yukarıdaki bulguların
varlığında tedavi edilmelidir.
• HBeAg negatif kronik hepatitli hastalarda beklemeye gerek
yoktur, ancak bu hastalarda HBV replikasyonuna işaret eden bir
bulgu (HBV-DNA < 104
kopya/mL) yoksa karaciğer hasarına sebep olabilecek diğer
nedenler düşünülmelidir.
• Hafif şiddette kronik hepatiti olan hastalar belirli
aralıklarla izlenmelidir.
• Kompanse sirozu olan hastalar yukarıdaki öneriler
doğrultusunda tedavi edilmelidir.
• Dekompanse sirozu olan hastaların tedavisi gerektiğinde
karaciğer transplantasyonu yapılabilecek merkezlerde, viral
hepatit tedavisinde uzmanlaşmış hekimler tarafından
yapılmalıdır.
• Hepatit B infeksiyonuna bağlı ektrahepatik hastalığı
olanlarda, aktif HBV replikasyonu varsa antiviral tedavi
düşünülmelidir.
• Hepatit C koinfeksiyonu ve aktif HBV replikasyonu olan
hastaların tedavisinde her iki hastalığa da etkili ilaçlar
tercih edilmelidir.
• HIV ile koinfekte olan ve tedavi endikasyonu bulunan KHB
infeksiyonlu hastalarda eğer immün sistem antiretroviral
tedaviyle (“higly active antiretroviral therapy”) korunabilmişse
antiviral tedavi düşünülmelidir. Uygulanan KHB tedavisinin
antiretroviral tedavi üzerine olumsuz etkisi olmamalıdır.
• İnaktif HBsAg taşıyıcılarında tedavi endikasyonu yoktur, ancak
kortikosteroid içeren immünsupresif ve kanser tedavisi alacak
inaktif HBsAg taşıyıcıları tedavi edilmelidir.
HBV-DNA pozitif, HBeAg pozitif, ALT’si normal olgularda
strateji ne olmalıdır ?
Bu tür hastalar 3-6 ay aralıklarla tedavisiz izlenmelidir.
• ALT yüksekliği (normalin üst sınırının iki katından daha
fazla) saptanırsa ve 6 aydan fazla devam ederse karaciğer
biyopsisi yapılmalıdır.
•
Biyopside nekroinflamatuvar aktivite
≥ 4 ise tedavi başlanmalıdır. Tedavide interferon alfa,
lamivudin veya adevofir dipivoksil kullanılabilir.
• Nekroinflamatuvar aktivite < 4 ise biyopsi beş yılda bir
tekrarlanır. Hasta 3-6 ay aralıklarla izlenmeye devam edilmeli
ve ayrıca HSK yönünden de izlenmelidir.
HBeAg pozitif kronik aktif hepatitli hastalarda tedavi ne
olmalıdır?
Tedavide interferon alfa, lamivudin veya adevofir dipivoksil
kullanılabilir.
HBe Ag negatif kronik aktif hepatitli hastalarda tedavi ne
olmalıdır?
Tedavide interferon alfa, lamivudin veya adevofir dipivoksil
kullanılabilir.
KHB infeksiyonunun tedavi süresi ve ilaçların dozları ne
olmalıdır?
• İnterferon alfa erişkinlerde günlük 4.5-5 MÜ veya haftada üç
kez 9-10 MÜ kullanılır. Tedavi süresi HBeAg pozitif KHB
infeksiyonu için 4-6 ay, HBeAg negatif olanlar için en az 12
aydır.
• Lamivudin normal böbrek fonksiyonlu ve HIV koinfeksiyonu
olmayan erişkinlerde günlük 100 mg dozunda kullanılır.
- HBeAg pozitif KHB infeksiyonunda tedavi sonrası relaps
gelişmesini önlemek
amacıyla, tedaviye HBeAg serokonversiyonu gerçekleştikten sonra
3-6 ay daha devam
edilmelidir. Serokonversiyon gelişmeyen hastalarda ise direnç
gelişinceye kadar
tedaviye devam edilmelidir.
- HBeAg negatif KHB infeksiyonu için tedavi süresi 1 yıldan
fazla olup, optimal süre
henüz tayin edilmemiştir. HIV ile koinfekte hastalar için
önerilen lamivudin dozu günde
iki kez 150 mg olup diğer antiretroviral ilaçlarla birlikte
alınır.
• Adefovir dipivoksilin normal böbrek fonksiyonlu erişkinlerdeki
dozu günlük 10 mg’dır.
- HBeAg pozitif KHB infeksiyonlu hastalar için önerilen tedavi
süresi en az 1 yıldır.
- HBeAg negatif hastalar için ise yine 1 yıldan fazla olup,
tedavi süresi ile ilgili veriler
mevcut değildir. Lamivudine dirençli mutant viruslarla oluşan
infeksiyonlardaki tedavi
süresi en az 1 yıldır.
• Böbrek yetmezliğinde adefovir dipivoksil ve lamivudin için
kreatinin klirensine göre doz ayarlaması yapılmalıdır.
• İmmünsupresif veya sitotoksik tedavi alacak olan HBsAg
taşıyıcılarının antiviral proflaksisinde, bu tedaviden önce
lamivudin başlanır ve tedavi bitiminden sonraki 4-6 ay boyunca
devam edilir.
İnterferon alfaya yanıtsız KHB infeksiyonlu hastalarda
strateji ne olmalıdır?
Lamivudin veya adefovir dipivoksil ile tedavi yapılabilir.
Lamivudin tedavisine yanıtsız KHB infeksiyonunda tedavi ne
olmalıdır?
Lamivudin tedavisine yanıt vermeyen hastalar interferon alfa ile
veya adefovir dipivoksil ile tedavi edilebilir. Daha önce
interferon alfaya yanıt alınamamış ise adefovir dipivoksil
kullanılmalıdır.
Lamivudinin endikasyonsuz ya da erken kesilmesini takiben YMDD
mutasyonu olmaksızın relaps olan hastalarda tedavi ne olmalıdır?
Böyle hastalar yeniden lamivudin ile veya interferon alfa ile
tedavi edilebilirler.
KHB infeksiyonunda kombine tedavinin yeri nedir?
Kombine tedavinin monoterapiye üstünlüğü gösterilememiştir.
KHB infeksiyonunda pegileinterferonun yeri nedir ?
Pegile interferon alfa KHB infeksiyonu tedavisinde henüz
ruhsatlandırılmamıştır.
HBV-DNA pozitif kompanse sirozlarda tedavi ne olmalıdır?
• Lamivudin: 100 mg/gün dozunda biyokimyasal, virolojik ve
histopatolojik iyileşme sağlar. Lamivudin direnci tedavi
uzadıkça artar. Böyle olgularda adefovir dipivoksil tek başına
veya lamivudinle birlikte verilebilir. Tedaviye HBeAg
serokonversiyonu gelişen olgularda 3-6 ay daha devam
edilmelidir. Serokonversiyon gelişmeyen olgularda ise direnç
gelişmediği sürece tedaviye devam edilmelidir.
• Adefovir dipivoksil: Günde 10 mg dozunda biyokimyasal,
virolojik ve histopatolojik düzelme sağlanır. Lamivudine direnç
gelişen hastalarda pre ve post transplant yaşam süresinde uzama
sağlar.
• İnterferon alfa tedavisi: Lökosit ve trombosit değerleri
normal olan hastalarda çok yakın izlem altında tutularak
verilebilir. ALT alevlenmesi ve öldürücü dekompansasyon yönünden
dikkatli olunmalıdır.
KHB infeksiyonu tedavisi maliyet-etkin mi?
Oluşacak komplikasyonların tedavileri de gözönüne alındığında
maliyet-etkindir.
Hepatit B infeksiyonundan korunmada neler yapılmalıdır?
• HBV bulaşma yollarına karşı önlem (genel önlemler, eğitim)
alınmalıdır.
- Kan donörlerinin HBsAg yönünden “enzyme immunassay” ile
taraması yapılmalıdır.
- HBsAg pozitif bireyler ve bunlarla temas eden / edebilecek
olanlar virusun bulaşma yolları,
oluşacak hastalığın sonuçları hakkında bilgilendirilmeli ve
eğitilmelidir.
- Sağlık personeli HBsAg pozitif bireyler ve riskli
materyallerle temas öncesi ve sonrası
korunma yöntemleri hakkında eğitilmelidir.
- Hastane içi bulaşmanın önlenmesine yönelik tedbirler
alınmalıdır.
• Temas öncesi korunma (aktif immünizasyon):
- Yenidoğanların rutin aşılanması: HBV aşısı 10 mg (0.5 mL)
dozunda doğumdan sonra ilk 72
saatte, ikinci ayın sonunda ve dokuzuncu ayın sonunda olmak
üzere üç kez intramusküler yolla uygulanır.
- Risk gruplarının aşılanması:
Regüler doz: 20 mcg (1 mL), intramusküler (0, 1, 6. ay)
Yüksek doz : 40 mcg (2 mL), intramusküler (0,1, 6. ay) veya (0,
1, 2, 6. ay)
• Temas sonrası korunma (pasif + aktif immünizasyon):
- HBsAg pozitif anneden doğan bebekler: Doğumu takip eden ilk 12
saat içinde tek doz, 0.5 mL, intramusküler hepatitis B immün
globulini (HBİG-200 IU/mL) uygulanır ve beraberinde farklı bir
kas bölgesinden 10 mg (0.5 mL), intramusküler HBV aşısı 0, 1, 6
şeması ile başlanır. Üçüncü doz sonrası anti-HBs titresi tayin
edilmelidir.
- HBsAg pozitif kanla kaza sonucu iğne batması gibi perkütan
veya mukozal temas edenler, HBsAg pozitif bireyle korunmasız
cinsel ilişki kuranlar: İlk 48 saat içinde (en geç 7 gün) tek
doz HBİG 0.06 mL/kg intramusküler yapılmalı ve eş zamanlı olarak
ve 20 mcg (1 mL) intramusküler HBV aşısı 0, 1, 6 şeması ile
başlanmalıdır.
HEPATİT D İNFEKSİYONUNDA TANI VE TEDAVİ
Hepatit D koinfeksiyonunun laboratuvar tanısı nasıl koyulur?
Akut hepatit D (AHD) konfeksiyonu:
• HBsAg pozitif veya negatif
• Anti-HBc IgM pozitif
• Hepatit D virus (HDV) göstergelerinin (anti-HDV) pozitif
olması ile koyulur.
Anti-HDV negatif olgularda test birkaç defa tekrarlanmalıdır. Bu
olgularda aminotransferazlar aralıklı yükselme gösterir. HDV-RNA
ise baştan itibaren pozitiftir. Semptomların başlangıcından
itibaren 1-10 gün süre ile HDV antijeni düşük titrede serumda
saptanabilir. Anti-HDV IgM semptomların başlangıcından itibaren
2-3 hafta içinde kaybolur. Eğer bu testler negatif ise
immünfloresan veya immünperoksidaz deneyleri ile HDV antijenini
intrasitoplazmik olarak aramak gerekir (özellikle fulminan
hepatitli olgularda HDV antijen ve antikorlarını düşük titreleri
nedeniyle saptamak zor olduğundan bu yöntemler kullanılmalıdır).
Hepatit D süperinfeksiyonunun laboratuvar tanısı nasıl
koyulur?
AHD süperinfeksiyonu :
• HBsAg pozitif
• Anti-HBc IgM negatif
• Total anti-HDV pozitif olması ile tanı koyulur.
Kronik hepatit D (KHD) infeksiyonunda tanı nasıl konur?
KHD infeksiyonu 6 aydan daha fazla süren HDV-RNA pozitifliği ile
tanımlanır.
• HBsAg pozitif
• Anti-HBc IgM negatif
• Total anti-HDV pozitif (> 1:1000)
• Kronik viral hepatit tanısı karaciğer biyopsisi ile
doğrulanır.
Akut ve
KHD infeksiyonlarının tanısındaki sorunlar nelerdir?
Anti-HDV pozitifliği hepatit D koinfeksiyonu, süperinfeksiyonu
ve kronik infeksiyon ayırımında yeterli bilgi vermemektedir. HDV-RNA
saptayan yöntemlerin standart olmaması, HDV antijeninin (serum
ve karaciğerde) her yerde bakılamıyor olması temel sorunlardır.
AHD koinfeksiyonu ve AHD süperinfeksiyonunda HBV-DNA ile HDV-RNA
arasındaki ilişki nasıldır?
Genellikle hepatit D koinfeksiyonu ve süperinfeksiyonunda
hepatit B virus (HBV) replikasyonu baskılanır. Hepatit D
koinfeksiyonunda HBV-DNA düzeyindeki düşme, tek başına hepatit B
infeksiyonundan ve hepatit D süperinfeksiyonundan daha hızlıdır.
.
KHD infeksiyonunda HBV-DNA ile HDV-RNA arasındaki ilişki
nasıldır?
Genellikle KHD infeksiyonunda HBV replikasyonu baskılanır. HBeAg
pozitif bazı hasta gruplarında (“Human immunodeficiency virus”
infeksiyonu, transplant hastaları, intravenöz ilaç bağımlıları
gibi) HDV ve HBV replikasyonu birlikte görülebilir.
AHD ko-infeksiyonu ile süperinfeksiyonunda tedavi ve izlem
nasıl olmalıdır?
Özgül tedavisi yoktur. Hepatit D koinfeksiyonunda %2-20, hepatit
D süperinfeksiyonunda %10-20 oranında fulminan hepatit
gelişebileceğinden, hastaların bu açıdan yakından izlenmesi
gerekmektedir.
Akut fulminan hepatit D koinfeksiyonu ve süperinfeksiyonunda
tedavi ve izlem nasıl olmalıdır?
Klasik fulminan hepatit tedavisi uygulanır.
KHD infeksiyonu tedavisinde tedavi prokolü ve izlem nasıl
olmalıdır?
Günümüzde bu hastaların tedavisinde etkinliği saptanmış tek
ilaç, haftada üç gün 9-10 MÜ dozunda, en az bir yıl süreyle
kullanılan interferon alfadır. İnterferon alfa tedavisinin
kontrendikasyonları, yan etkileri, takip şekli kronik hepatit B
infeksiyonundaki uygulamaya benzerdir. Tedavi süresine hasta
temelinde karar verilebilir. Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda
bir yıldan daha uzun süre interferon alfa kullanımını
destekleyen yayınlar vardır. Lamivudin, famsiklovir gibi
ilaçların etkinliği gösterilememiştir.
Tedaviye yanıt nasıl anlaşılır ve tedaviye yanıtsız olgularda
izlem nasıl olmalıdır?
Biyokimyasal yanıt:
Tam yanıt: Serum alanin aminotransferaz (ALT) düzeyinin
normalleşmesi
Kısmi yanıt: Serum ALT düzeyinin bazal değerlerinin yarısına
düşmesi
Virolojik yanıt:
Tam yanıt: HDV-RNA negatifleşmesi
Kısmi yanıt: HDV-RNA’nın bazal seviyesine göre en az bir
logaritma azalması
Histolojik yanıt: İnflamasyon ve fibroziste azalma,
nekroinflamatuvar skorda iki ve üzerinde azalma olmasıdır.
Tedavide öncelikle biyokimyasal ve virolojik yanıtlar
değerlendirilmelidir. Transaminazlar bir ay arayla izlenmelidir.
Virolojik yanıta ise altıncı ayda bakılmalıdır. Birinci yılın
sonunda biyokimyasal ve virolojik yanıt alınamayanlarda siroz ve
son dönem karaciğer yetmezliğine gidiş hızlıdır. Hastaların
%70’inde siroz gelişir ve ortalama 6.6 yılda hepatosellüler
karsinom gelişebilir. Bu nedenle hastalar kısa aralıklarla
karaciğer fonksiyon testleri, alfafetoprotein düzeyi ve
abdominal ultrasonografi ile izlenmelidir.
Kombine tedavi gerekli midir? Kombinasyonlar ne olmalıdır?
Bugüne kadar yapılan kombinasyon tedavilerinin tek başına
interferon alfa tedavisinden daha yararlı olduğu
gösterilmemiştir.
ALT normal, HDV-RNA pozitif olgularda izlem ve tedavi nasıl
olmalıdır?
Bu hastaların inaktif HBs taşıyıcılarında olduğu gibi 6 veya 12
aylık aralıklarla serum ALT düzeyi, HBsAg, anti-HBs, anti-HDV,
alfafetoprotein düzeyi ve yıllık ultrasonografi incelemesi ile
takibi uygundur. Bugüne kadar bu hastaların tedavisine yönelik
bir çalışma bulunmamaktadır. Henüz KHD infeksiyonunda bile etkin
bir tedavi yönteminin olmadığı günümüzde, sağlıklı HDV
taşıyıcılarının tedavisi için girişimde bulunulması uygun
değildir.
Kompanse sirozlarda KHD infeksiyonu tedavisi ve izlem nasıl
olmalıdır?
Yakın izlem ile interferon alfa tedavisi denenebilir. Yan etki
ve dekompansasyon riski fazladır. Gerektiğinde doz düzenlemesi
ile bu durum aşılmaya çalışılır. Literatürde kompanse sirozlu
KHD’li olgularda interferon alfa tedavisi ile karaciğer
histolojisinde düzelme saptanan olgular yayınlanmıştır.
Karaciğer transplantasyonu sonrası relaps olan hepatit D
infeksiyonunda tedavi ve izlem nasıl olmalıdır ?
Bu olgularda hepatit B infeksiyonunun izlenmesine ek olarak
hepatit D infeksiyonunun göstergeleri de izlenmelidir. Hepatit B
infeksiyonunun önlenmesine yönelik uygulanan tedaviler, hepatit
D infeksiyonunun seyrini de olumlu yönde etkileyecektir.
SLE, diabetes mellitus ve kronik böbrek yetmezliğinde hepatit
D infeksiyonunun tedavisi ve izlemi nasıl olmalıdır?
Bu hastalarda hepatit D infeksiyonunun tedavisi faklılık
göstermemektedir, ancak bu hastalar daha sık aralıklarla
izlenmelidir.
KHD infeksiyonunda pegile interferon alfa tedavisinin yeri
nedir?
Pegile interferon alfanın hepatit D infeksiyonunda kullanımı
ruhsatlı değildir. Bu konudaki araştırmalar sürmekle beraber
yayınlanmış bir çalışma yoktur.
Tanıda kullanılan moleküler testler nelerdir ve bunlar için
referans laboratuvarların seçimi (yapılan yerler ve kullanılan
tekniklerin standardizasyonu) nasıl olmalıdır?
Serum ve karaciğer dokusundan HDV-RNA tespitinde daha kolay
uygulanabilir, daha duyarlı ve kantitatif olan HDV-RNA
hibridizasyon ve “Reverse transcripthase polimerase chain
reaction” (RT-PCR) yöntemleri kullanılmaktadır. RT-PCR
yönteminde standardizasyon henüz yoktur. Moleküler yöntemler
virüs genotiplerinin belirlenmesinde de kullanılmaktadır.
Ülkemizde bu testler için referans laboratuvar yoktur.
HEPATİT C İNFEKSİYONUNDA TANI ve TEDAVİ
Hepatit C infeksiyonunun tanısında kullanılan testler
nelerdir?
Anti-HCV: Tarama testi olarak kullanılır. Rutin olarak anti-HCV
taranmasına gerek yoktur. Bu test tanımlanmış risk faktörü
saptanan olgularda yapılmalıdır. “Enzyme Immunoassay” (EIA) ile
anti-HCV testi yapılması önerilenler:
• 1996 yılından önce kan ve kan ürünü transfüzyonu yapılanlar
• Kan ve kan ürünlerini sürekli kullanan hastalar (hemofili
gibi)
• “Human immunodeficiency virus” (HIV) ve hepatit B virus (HBV)
infeksiyonu olanlar
• Hemodiyaliz hastaları
• Kan, organ veya doku vericileri
• Organ transplantasyonu yapılanlar
• Başka bir nedenle açıklanamayan transaminaz yüksekliği olanlar
• İntravenöz ilaç kullanma alışkanlığı olanlar
• Hepatit C virusu (HCV) ile infekte anneden doğan bebekler
(doğumdan 18 ay sonra)
• HCV pozitif kan ile perkütan veya mukozal teması olan sağlık
çalışanları
Anti-HCV testi virüs alındıktan sonra ilk 4-10 hafta süresince
ve immün sistemi baskılanmış olanlarda negatif bulunabilir.
Nükleik asit testleri: Tarama testleri ile anti-HCV pozitif
bulunan hastalarda vireminin gösterilmesi gerekir. Bu amaçla HCV-RNA’nın
serumda gösterilmesi esastır. HCV-RNA genellikle virus
alındıktan sonra 1-2 hafta içinde saptanır. Kalitatif RNA
testleri viremiyi göstermek için yeterli olmakla birlikte,
tedavi planlanan hastalarda ve tedavi takibinde HCV-RNA
kantitatif olarak belirlenmelidir. Kalitatif HCV-RNA testleri
için alt sınır 50 IU/mL olmalıdır.
Viral genotip tayini: Hepatit C infeksiyonunda tedavi süresini
ve tedaviye yanıt olasılığını belirlemek için tedavi öncesi
dönemde mümkünse genotip tayini yapılmalıdır. Genotip tayini
maliyet-etkindir.
Biyokimyasal testler: Tanıda biyokimyasal yöntemlerle karaciğer
hasarının gösterilmesi önemlidir. Serum transaminazlarının
yüksek olması genellikle inflamasyon ve fibrozis ile uyumlu
olmakla birlikte, normal olması karaciğer hasarının olmadığını
göstermez.
Karaciğer biyopsisi: Biyopsi karaciğer patolojilerinin diğer
nedenlerinin dışlanması, nekroz ile inflamasyonun
derecelendirilmesi ve fibrozisin evrelendirilmesi için
gereklidir. Transaminaz düzeyleri dikkate alınmaksızın
başlangıçta karaciğer biyopsisi yapılması tedaviye karar vermek
için yol göstericidir.
Kronik hepatit C (KHC) infeksiyonunda tedavinin hedefleri
nelerdir?
Primer amaç HCV’nin eradikasyonudur.
Sekonder amaçlar:
• Hepatik inflamasyonu azaltmak
• Kronik hepatitten siroza ilerlemeyi geciktirmek
• Hepatosellüler kanser (HSK) gelişme riskini azaltmak
• Karaciğer transplantasyonu gereksinimini azaltmak
• Ekstrahepatik belirtileri azaltmak
• Bulaşı engellemek
KHC infeksiyonunda tedaviye alınma kriterleri nelerdir?
Tedavinin uygun olduğu grup
• En az 18 yaş
• Yüksek alanin aminotransferaz (ALT) düzeyi
• Karaciğer biyopsisinde anlamlı (orta-şiddetli)
nekroinflamatuvar aktivite ve fibrozis olması
• Kompanse karaciğer hastalığı (total serum bilirubini < 1.5 g/dL,
INR < 1.5, albumin > 3.4 g/dL, trombosit sayısı > 75.000/mm3,
hepatik ensefalopati veya asit kanıtlarının olmaması)
• Kabul edilebilir hematolojik ve biyokimyasal bulgular
(hemoglobin değeri erkekler için > 13 g/dL, bayanlar için > 12
g/dL, nötrofil sayısı > 1500/mm3,
kreatinin < 1.5 mg/dL)
• Depresyon tanısı alan, ancak hastalığı kontrol altında olan
olgular
• Tedaviye gönüllü olmak ve tedavinin gerektirdiklerini yerine
getirmek
Hasta temelinde karar verilecek durumlar
• ALT düzeyinin sürekli normal olması
• Daha önceki tedavilere (klasik interferon alfa veya klasik
interferon alfa ile ribavirin kombinasyonu veya pegile
interferon alfa) yanıtsız veya relaps gelişen olgular
• Alışkanlık bırakma programlarına istekli olan intravenöz ilaç
ve alkol bağımlıları
• Karaciğer biyopsisinde nekroinflamatuvar aktivite ve
fibrozisin olmaması veya hafif olması
• Akut hepatit C (AHC) infeksiyonu
• HIV ile koinfeksiyon
• 18 yaş altı
• Hemodiyalize bağımlı veya bağımsız kronik böbrek hastalığı
• Dekompanse siroz
• Karaciğer transplant alıcıları
KHC infeksiyonunda kalıcı virolojik yanıtı olumlu etkileyen
faktörler nelerdir?
Tedavi öncesi dönem
• 40 yaş altı
• Vücut ağırlığının 75 kg’dan az olması
• Karaciğer biyopsisinde histolojik aktivitenin hafif olması
• Genotip 2 veya 3 infeksiyonu
• HCV-RNA düzeyi 2 milyon kopya/mL veya 800.000 IU/mL’nin
altında olması
Tedavi dönemi
• Erken virolojik yanıt alınması
• Hastanın tedaviye uyumlu olması
KHC infeksiyonunda tedavi yanıtı nasıl değerlendirilir?
Tedavi sonu yanıt: ALT düzeylerinin normal olması biyokimyasal
yanıt, HCV-RNA’nın negatifleşmesi virolojik yanıt olarak
tanımlanır.
Kalıcı virolojik yanıt: Hem tedavi bitiminde hem de tedaviden
sonraki 24 haftalık izlem sonunda HCV-RNA’nın negatif olmasıdır.
Erken virolojik yanıt: Tedavinin onikinci haftasında HCV-RNA
düzeyinde en az iki logaritmalık azalma olması veya HCV-RNA’nın
kaybolmasıdır.
Yanıtsızlık: Tedavi sonunda HCV-RNA’nın pozitif kalmasıdır.
Relaps: Tedavi sonu virolojik yanıt alınıp, tedavi kesildikten
sonra HCV-RNA’nın yeniden pozitifleşmesidir.
KHC infeksiyonu olan naiv hastalar nasıl tedavi edilmelidir?
Bu hastalara kontrendikasyon yoksa pegile interferon alfa ve
ribavirin kombinasyonu verilmelidir. Tedavi süresi viral
genotipe bağlıdır.
Genotip 1 ile infekte hastalar:
Pegile
interferon alfa ve ribavirin kombinasyonu 48 hafta süreyle
verilmelidir. Pegile interferon alfa subkutan yolla, haftada bir
kez (peginterferon alfa-2a: 180 mcg veya peginterferon alfa-2b:
1,5 mcg/kg) ve ribavirin oral yolla, günde iki doz şeklinde (75
kg veya altında olanlarda toplam günlük doz 1000 mg, 75 kg’dan
fazla olanlarda ise 1200 mg) verilir. Tedavinin onikinci
haftasında erken virolojik yanıt alınamazsa tedavi
sonlandırılır.
Genotip 2
veya 3 ile infekte olgular: Pegile interferon alfa ve ribavirin
kombinasyonu ile tedavi süresi 24 haftadır. Pegile interferon
alfa dozları genotip 1 ile infekte hastalara uygulandığı
gibidir. Ribavirinin toplam günlük dozu 800 mg’dır ve iki doz
şeklinde verilir.
Tedaviye yanıtsız veya relaps olan KHC infeksiyonlu hastalar
nasıl tedavi edilmelidir?
Tedaviye yanıtsızlarda veya relaps görülen hastalarda yeniden
tedavi yaklaşımı için viral genotip, önceki tedaviye yanıt tipi,
tedavide uygulanan ilaçlar, tedaviye uyum ve ilaç yan etkileri
gibi faktörler göz önüne alınmalıdır.
Klasik interferon alfa monoterapisine yanıtsız hastalar: Bu
hastalarda yeniden tedavi ile yanıt olasılığı düşüktür. Bununla
birlikte pegile interferon alfa ile ribavirin kombinasyonu
verilebilir.
Klasik interferon alfa monoterapisi sonrası relaps görülen
hastalar: Pegile interferon alfa ile ribavirin kombinasyonu
verilmelidir. Bu hastalara tekrar klasik interferon alfa
tedavisi verilmesine gerek yoktur.
Klasik interferon alfa ile ribavirin kombinasyonuna yanıtsız
hastalar: Seçeneklerden biri hastanın izlenmesi diğeri ise
pegile interferon alfa ve ribavirin kombinasyonu ile tedavi
yapılmasıdır. Bu olgularda tedaviye yanıt olasılığı düşüktür.
Tedavi verilmesi planlanan olgularda tedavi 48 hafta
sürdürülmelidir.
Klasik interferon alfa ile ribavirin kombinasyonu sonrası relaps
gelişen hastalar: Pegile interferon alfa ve ribavirin tedavisi
yapılabilir. Tedavi süresi 48 hafta olmalıdır.
Pegile interferon alfa ile ribavirin kombinasyonuna yanıtsız
veya relaps gelişen hastalar:
Özellikle relaps gelişen olgularda daha önce HCV-RNA düzeyinde
iki logaritma veya daha fazla düşme görülmüşse veya tedaviye
yanıt kriterleri göz önüne alındığında HCV-RNA negatifleşme
olasılığı olan grupta yer alıyor ise uzun süreli pegile
interferon alfa tedavisi yararlı olabilir. Uzun süreli tedavi
komplike siroz, hiç virolojik yanıt gelişmemiş olgular ile,
hafif histolojik değişiklik gösteren yanıtsız olgularda
uygulanmamalıdır. Pegile interferon alfa ve ribavirin
kombinasyon tedavisine yanıt alınamayan olgularda tekrar aynı
kombinasyon tedavisinin verilmesi önerilmez.
ALT düzeyi normal olan hastalar tedavi edilmeli midir?
KHC infeksiyonlu hastalarının yaklaşık %30’unda ALT düzeyi
sürekli normal bulunmaktadır. Bu hastaların yaklaşık
%15-20’sinin karaciğer biyopsisinde ileri fibrozis ve/veya siroz
bulguları saptanabilir. Fibrozis saptanan hastalar ALT düzeyi
yüksek hastalarda olduğu gibi tedavi edilebilir. Tedavi kararı
için karaciğer biyopsi sonuçlarına ek olarak viral genotip,
hastanın yaşı, semptomlar, hepatite eşlik eden durumlar,
tedavinin olası yan etkileri ve hastanın motivasyonu gibi
faktörler de dikkate alınmalıdır.
Sirozlu hastalar nasıl tedavi edilmelidir?
Kompanse sirozlu hastalarda HCV-RNA pozitif ise önerilen tedavi
şeması sirozu bulunmayan KHC infeksiyonlu hastalar ile aynıdır.
Dekompanse sirozlu hastalar organ transplantasyon merkezlerine
yönlendirilmelidir. Bu hastalarda antiviral tedavi klinik
araştırma protokolleri içinde ve bu konuda deneyimli
transplantasyon üniteleri ile yakın işbirliği içinde
yapılabilir.
HIV ile koinfekte hastalar nasıl tedavi edilmelidir?
Bu hastalarda hepatit C infeksiyonu hızlı ilerler.
Kontrendikasyon yoksa pegile interferon alfa ve ribavirin
kombinasyonu 48 hafta süreyle verilmelidir. İnterferon alfa
içeren tedavi protokollerinde genellikle tedaviye başlamadan
önce antiretroviral ilaçlarla immün sistemin desteklenmesi
önerilmektedir. Hastalar ilaç yan etkileri ve ilaç etkileşimleri
açısından çok yakın izlem altında tutulmalıdır.
HCV ile ilişkili ekstrahepatik durumlarda tedavi uygulanmalı
mıdır?
Ekstrahepatik klinik tablolardan semptomatik kriyoglobulinemi,
membranoproliferatif glomerülonefrit ve vaskülitlerde hastalığa
yönelik tedavilerin yanısıra hepatit C infeksiyonuna yönelik
tedaviler de verilebilir.
AHC infeksiyonu nasıl tedavi edilmelidir?
Semptomatik AHC infeksiyonlu olgularda olası spontan virüs
klirensi nedeniyle 2-4 ay süreyle beklenmelidir. HCV-RNA’sı
negatifleşmeyen olgular ile asemptomatik olgular en az 24 hafta
süreyle klasik interferon alfa veya pegile interferon alfa ile
tedavi edilmelidir.
Tedavi verilen hastalarda izlem nasıl olmalıdır?
Tedavi öncesi eşlik eden durumlara ilişkin yapılması
gereken tetkikler:
• Hepatit A virus serolojisi
• HBV serolojisi
• HIV serolojisi
• Tiroid fonksiyon testleri
• ANA, anti-SMA ve anti-LKM1
• Serum kreatinini ve proteinüri
• Kan şekeri ve lipit profili
• Ferritin ve transferin satürasyonu
• Kadın hastalar için gebelik testi
• Kalp hastası olan ve 50 yaş üzerindeki hastalar için
oftalmolojik muayene
• Psikiyatrik değerlendirme
Biyokimyasal izlem: Tedavi boyunca her ay, tedaviden sonra ilk
altı ay süresince iki ayda bir, daha sonra yılda bir ya da iki
kez transaminazlara bakılmalıdır.
Virolojik izlem: Genotip 1 ile infekte hastalarda başlangıçta
kantitatif HCV-RNA düzeyi tespit edildikten sonra, onikinci
haftada, tedavi sonunda ve tedavi bittikten sonraki
yirmidördüncü haftada tekrar HCV-RNA bakılmalıdır. Genotip 2
veya 3 ile infekte olgularda ise tedavinin başında, tedavi
bittikten sonra ve tedavi kesildikten sonraki yirmidördüncü
haftada HCV-RNA testi yapılmalıdır.
Tedaviye ilişkin yan etkilerin izlemi: Tiroid fonksiyon
testlerine üç ayda bir, eğer daha önce fonksiyon bozukluğu
saptanmışsa ayda bir bakılmalıdır. Hematolojik yan etkiler için
ilk ay her hafta, daha sonra ayda bir tam kan sayımı
yapılmalıdır. Tedavi alan kadın ve erkeklerin tedavi süresince
ve tedavi bittikten altı ay sonrasına kadar güvenli bir
gebelikten korunma yöntemine mutlaka uymaları konusunda
uyarılmaları gereklidir.
Tedavi verilmeyen hastalarda izlem nasıl olmalıdır?
Tedavi verilen hastalardaki tedavi öncesi değerlendirmelerin
tümü bu hastalar için de geçerlidir. Her altı ayda bir tam kan
sayımı, eritrosit sedimantasyon hızı ve transaminaz düzeylerine
bakılmalıdır. İzlemin sıklığı ve şekli tanıda saptanan hepatitin
şiddetine bağlıdır. ALT düzeyinde herhangi bir yükselme
durumunda diğer potansiyel nedenler araştırılmalıdır. Daha
önceki biyopside fibrozis bulguları olmayan hastalarda karaciğer
biyopsisi hastalığın takibinde kullanılabilir. Böyle hastalarda
ALT düzeyinde yükselme veya fibrozise eğilimi artıran başka bir
faktör yoksa beş yıldan önce karaciğer biyopsisi yapılması
önerilmez. Transaminaz düzeyi normal ve karaciğer biyopsisi
yapılmayan olgularda transaminaz düzeyleri artarsa, özellikle de
tedavi düşünülüyorsa biyopsi yapılmalıdır. Karaciğer biyopsisi
ile doğrulanmış veya doğrulanmamış sirozu olanlarda
dekompansasyon veya HSK açısından mutlaka izlem yapılmalıdır. Bu
açıdan belirlenmiş bir protokol olmamakla birlikte, 3-6 ayda bir
abdominal ultrasonografi yapılmalı ve alfafetoprotein düzeyi
saptanmalıdır. Ayrıca her 1-4 yılda bir üst gastrointestinal
sistem endoskopisi yapılması önerilmektedir.
Hepatit C infeksiyonundan korunmak için neler yapılmalıdır?
• İnfekte olanlar etkenin bulaş yolları başta olmak üzere
hastalık hakkında bilgilendirilmelidir.
• HCV ile infekte kişiyle aynı evde kalanlar hastanın traş
malzemeleri, diş fırçası gibi kanla kontamine olma riski olan
kişisel malzemelerini kullanmama konusunda uyarılmalıdır.
• HCV’nin cinsel ilişki ile bulaşma oranı düşük olduğu için
heteroseksüel tek eşlilerde kondom gibi bariyer önlemlerinin
kullanılması gerekli değildir. Poligamik kişilerde ise bariyer
önlemleri kullanılmalıdır.
• İntravenöz ilaç kullanma alışkanlığı olanlar ortak iğne ve
enjektör paylaşımı gibi etkenin olası bulaş yolları ve korunma
yöntemleri hakkında eğitilmelidir.
• Sağlık çalışanları bütün tıbbi girişimlerde evrensel
infeksiyon kontrol önlemlerini uygulamalıdır.
• HCV ile infekte olan kadınlarda gebelik kontrendike değildir.
İnfekte gebeden virusun bebeğe bulaşma oranı sezeryan veya
vajinal yol gibi doğum şekli ile ilişkili bulunmamıştır. Bununla
beraber virusun bebeğe bulaş oranını azaltmak için fötal skalp
monitörizasyonuna ve membran rüptüründen sonra travayın
uzamasına izin verilmemelidir. İnfekte annelerin bebeklerinde
anti-HCV testi doğumdan 18 ay sonra bakılmalıdır. Daha erken
dönemde tanı koyulması isteniyorsa HCV-RNA testi yapılabilir.
Emzirme ile virus bebeğe bulaşmaz.
• Kan, doku ve organ vericilerinde EIA ile anti-HCV taraması
yapılmalıdır.
• HCV ile infekte olanlar A ve B hepatitine karşı bağışık
değillerse aşılanmaları önerilmelidir.
Hepatit C tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri ve yan
etkilere göre doz ayarlanması veya kesilmesi
|
|
İnterferon alfa |
Ribavirin |
|
Yan
etkiler |
Ateş,
üşüme, titreme, miyalji, artralji, baş ağrısı, iştahsızlık,
halsizlik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal, kilo kaybı,
nötropeni, trombositopeni, irritabilite, konsantrasyon
kaybı, hafıza bozukluğu, uykusuzluk, somnolans, depresyon,
görme bozukluğu, işitme kaybı, kulaklarda çınlama,
hipotansiyon, saç dökülmesi, otoantikor indüksiyonuna bağlı
tiroid disfonksiyonu, intertisiyel fibrozis, laboratuvar
testlerinde bozukluk (alkalen fosfataz, serum üre azotu,
laktik dehidrogenaz, kreatinin düzeylerinde yükselme).
Nadir, ancak ciddi seyreden yan etkiler; konvülziyon,
vertigo, döküntü, akut psikotik reaksiyon, tiroidit, akut
böbrek yetmezliği, akut miyokardit ve ağır infeksiyonlar
|
Doza
bağımlı hemolitik anemi, kaşıntı, raş, depresyon, uyku
bozukluğu, öksürük ve diğer respiratuvar semptomlar. |
|
Kan
tablosuna göre
Dozun yarıya indirilmesi
veya atlanması*
Tedavinin kesilmesi |
Trombosit
< 50.000 / mm3
Nötrofil < 750 / mm3
Trombosit < 25.000 / mm3
Nötrofil < 500 / mm3
|
Hemoglobin < 10 g / dL
Hemoglobin < 8.5 g / dL |
*İnterferon
alfa tedavisi için iki hafta içinde yan etkiler düzelirse
optimal doza tekrar dönülür.
İnterferon
alfaya bağlı yan etkileri azaltmak için parasetamol, steroid
dışı antiinflamatuvar ilaçlar ve antidepresif ilaçlar
kullanılabilir.
ÇOCUKLARDA
KRONİK HEPATİT B İNFEKSİYONUNDA TANI VE TEDAVİ
Kimler hepatit B infeksiyonu için taranmalıdır?
• Yüksek endemik bölgelerde yaşayan aşılanmamış tüm çocuklar
• Hepatit B virusu (HBV) ile infekte anneden doğan çocuklar
• Ailesinde hepatit B infeksiyonu bulunan çocuklar
• Kan ve kan ürünleri alan hastalar
• Hemodiyaliz hastaları
• Akut veya kronik karaciğer hastalığı bulunanlar
• İntravenöz ilaç bağımlısı çocuklar
• Kemoterapi alan hastalar veya kronik hastalığı nedeniyle
hastaneye bağımlı olan çocuklar
• Organ transplantasyon adayları
Hepatit B infeksiyonu tanısında kullanılan tarama testleri
nelerdir?
• HBsAg
• Anti-HBc IgG
• Anti-HBs
Tarama testi pozitif olan kronik hepatit B (KHB) infeksiyonu
tanısında ve hastanın değerlendirilmesinde kullanılan testler
nelerdir?
• Serolojik testler: HBsAg, HBeAg, anti-HBe, anti-HBc IgG, anti-HBs,
HBV-DNA (kantitatif)
• Karaciğer fonksiyon testleri (protrombin zamanı dahil)
• Karaciğer ultrasonografisi
• Karaciğer biyopsisi (skorlandırma yapılarak)
• Hepatit D infeksiyonu açısından hastanın değerlendirilmesi
Karaciğer hastası olan her çocuk hastaya serolojisine bakılarak
gereğinde hepatit A aşısı uygulanmalıdır.
KHB infeksiyonunda tedavinin amaçları nelerdir ?
• Viral replikasyonu ve nekroinflamatuvar aktiviteyi durdurarak
hastalığı baskılamak
• Uzun süreli klinik prognozu iyileştirmek
- Siroza ilerlemeyi durdurmak
- Hepatosellüler karsinom gelişmesini azaltmak
- Yaşam süresini uzatmak
- Yaşam kalitesini arttırmak
Kimler tedavi edilmelidir?
İki yaşın üzerindeki çocuklarda altı aydan uzun süredir devam
eden
• Alanin aminotransferaz (ALT) > Normalin birbuçuk katı
• Histolojik aktivite indeksi (HAİ) > 4
• HBV-DNA pozitifliği olanlar
Kimler tedavi edilmemelidir?
Bugün ki tedavi modaliteleri ile:
• İmmüntolerant çocuklar (ALT normal, HAİ < 5)
• İnaktif HBsAg taşıyıcıları
Bu hastalar mutlaka izlemde tutulmalıdır. Aktif hastalık
işaretleri (ALT yükselmesi, HAİ > 4) görüldüğünde tedaviye
alınmaları önerilmektedir.
KHB infeksiyonunda tedavi seçenekleri nelerdir?
• İnterferon alfa: İnterferon alfa-2a, interferon alfa-2b
• Nükleozid analogları: Lamivudin
KHB infeksiyonunun tedavisinde kullanılan ilaçların dozları
ve süreleri nasıldır?
Interferon alfa 2a/2b: 5-6 MU/m2,
subkutan, haftada üç kez, 6 ay süreyle (maksimum 10 MU)
Lamivudin: 3 mg /kg (maksimum 100 mg /gün), peroral, en az 1 yıl
(serokonversiyondan sonra 6 ay)
• İnterferon alfa ve lamivudin kombinasyon tedavisinin
interferon alfa monoterapisine göre kalıcı yanıt açısından
üstünlüğü gösterilememiştir, ancak KHB’li çocuklarda literatürde
üzerinde uzlaşılan bir tedavi modeli olmamakla birlikte kombine
tedaviyi savunanlar çoğunluktadır.
• Biyopsisinde fibrozisi olan hastalarda lamivudin
kullanılmalıdır.
• Özel durumlarda lamivudin monoterapisi kullanılabilir (immünsupresif
hastalar ve dekompanse sirozlu hastalar)
İnterferon alfa kontrendikasyonları nelerdir?
• Dekompanse siroz
• Otoimmün hepatit ve diğer otoimmün hastalıklar
• Tedavi edilmemiş hipertiroidi hastaları
• Ağır depresyon
• Nöropsikiyatrik sendromlar
• İlaç veya alkol alışkanlığı
• İyi tedavi edilmemiş otoimmün hastalıklar
• Kemik iliği yetersizliği
KHB infeksiyonunda tedaviye iyi yanıt kriterleri nelerdir?
• Tedavi öncesi transaminaz değerlerinin normalin iki katından
yüksek olması
• HBV-DNA düzeyinin düşük olması
• Hastalığın süresinin kısa olması ve siroz gelişmemiş olması
• Karaciğerde histolojik aktivitenin yüksek olması
• Anti-HBc IgM’in pozitif olması
• Tedavinin ikinci-üçüncü ayında ALT yükselmesi
• Eşlik eden diğer hastalıklar (“Human immunodeficiency vırus”
infeksiyonu, böbrek yetmezliği v.b.) olmaması
• Perinatal dönemde infekte olmayanlar
• Genotip A ve B ile infekte hastalar
KHB infeksiyonunda tedaviye yanıtın izlenmesi ve
değerlendirilmesi nasıl olmalıdır?
• Serolojik ve virolojik kontrol tedavi süresince ve tedavi
sonrasında 6 aylık periyotlarla değerlendirilmelidir.
• Biyokimyasal göstergeler ilk 6 ayda aylık, 6-12 ay arasında
üçer aylık, tedavi sonrasında altışar aylık periyotlarla
izlenmelidir.
• Hematolojik parametreler ilk ay haftada bir, 2-4 ay arasında
iki haftada bir, 4-6 ay arasında ayda bir, sonrasında üçer aylık
periyotlarla izlenmelidir.
• Tedavi yanıtları:
Tedavi sonu yanıt
Kalıcı yanıt (tedavi bitiminden 6-12 ay sonra) olarak
değerlendirilir.
Tedavi izleminde ilaç yan etkisi açısından nelere dikkat
edilmelidir?
Interferon alfa yan etkileri açısından ilk ay haftada bir, 2-4
ay arasında iki haftada bir, 4-6 ay arasında ayda bir,
sonrasında üçer aylık periyotlarla lökosit ve trombosit sayıları
izlenmelidir:
• Trombosit sayısı 50.000/mm3
ise doz azaltılmalı veya atlanmalı, daha düşük değerlerde
(<30.000/ mm3)
bulunursa ilaç kesilmelidir. Absolu nötrofil sayısı 1000-1500/
mm3
ise doz azaltılmalı veya atlanmalı, daha düşük değerlerde
(<1000/ mm3)
tedavi kesilmelidir.
• Yüksek ateşe bağlı konvulsiyon durumunda tedavi kesilir.
Yüksek ateşle seyreden infeksiyonlarda tedaviye ara verilir.
• Ciddi depresyonda tedaviye ara verilir veya kesilir.
İnaktif HBsAg taşıyıcılarında strateji ne olmalıdır?
• Tedavisiz izlenmeli, 6-12 ay ara ile transaminazlar kontrol
edilmelidir.
• Ardısıra iki yüksek ALT değeri saptanırsa HBV-DNA
çalışılmalıdır.
• HBV-DNA negatif ise ALT yüksekliğini yapabilecek diğer
nedenler araştırılmalıdır.
• HBV-DNA pozitif ise biyopsi yapılarak HAİ sonucuna göre tedavi
değerlendirilmelidir.
Tedaviye yanıtsız ve relaps gösteren hastalarda strateji ne
olmalıdır?
Monoterapi uygulanmış hastalara 12 aylık tedavisiz izlem
sonrasında kombine tedavi denenebilir.
HBV-DNA pozitif sirozlu hastalarda tedavi ne olmalıdır?
Dekompanse sirozlularda karaciğer transplantasyonuna kadar
lamivudin monoterapisi uygulanması önerilmektedir. Kompanse
sirozlu hastalarda interferon alfa ya da kombine tedaviler yakın
izlem ile uygulanabilir. Dekompanse hastalar organ
transplantasyon merkezlerine yönlendirilmelidir.
HBeAg negatif KHB infeksiyonlu hastalarda tedavi ne
olmalıdır?
Çocuklarda bu grup olgular çok çok az olduğu için yeterli veri
yoktur. HBeAg pozitif olgular gibi tedavi edilmelidir, ancak
relapslar daha fazla görüldüğü için daha uzun süreli ve yüksek
doz interferon alfa önerilmektedir.
Lamivudin direnci gelişen hastalarda strateji ne olmalıdır?
Lamivudin tedavisi alanlarda HBV-DNA pozitifliği (“breakthrough”)
görüldüğünde tedaviye devam edilir.
Hemodiyaliz hastalarında tedavi ne olmalıdır?
Böbrek fonksiyonlarına göre ilaçların dozları modifiye edilerek
interferon alfa monoterapisi veya kombine tedavi uygulanabilir.
İmmünsupresif hastalarda tedavi ne olmalıdır?
Lamivudin tedavisi uygulanmalıdır. İmmünsupresif tedavi
başlamadan mümkünse bir ay önce lamivudin tedavisi başlanmalı,
bitiminden 6 ay sonrasına kadar devam edilmelidir. Bu hastalarda
interferon alfa önerilmez.
Kronik hepatit D infeksiyonlu olgularda tedavi ne olmalıdır?
Çocuklarda yeterli veri yoktur.
ÇOCUKLARDA HEPATİT C İNFEKSİYONUNDA TANI VE TEDAVİ
Kimler hepatit C infeksiyonu için taranmalıdır?
Risk grupları ve tanımlanmış bir risk faktörünü taşıyan çocuklar
anti-HCV testi için taranmalıdır:
• Hepatit C virusu (HCV) ile infekte annelerin çocukları
• Kan ve kan ürünlerini sürekli kullanan hastalar (talasemi,
hemofili v.b. hastalar )
• Hemodiyaliz hastaları
• Kemoterapi alan hastalar
• 1996 yılından önce kan transfüzyonu yapılanlar
• Organ transplantasyonu yapılanlar
• Karaciğer hastalığı olan çocuklar
• İntravenöz ilaç bağımlısı olan adolesanlar
Kronik hepatit C (KHC) infeksiyonu tanısında ve
değerlendirilmesinde kullanılan testler nelerdir?
Anti-HCV: Hepatit C infeksiyonu düşünülen hastalarda tarama
testi olarak kullanılır.
HCV-RNA: Anti-HCV testi pozitif olan hastalarda bakılır.
Açıklanamayan karaciğer hastalığı olan ve immün yetmezlikli
hastalarda, akut hepatit C (AHC) infeksiyonu düşünülen
hastalarda anti-HCV negatif olsa da bakılır. HCV ile infekte
anne çocukları 18 aylık olunca anti-HCV bakılarak taranmalıdır.
Eğer erken tanımlanmak istenirse ilk sağlam çocuk muayenesi
sırasında (çocuk 1-2 aylık iken) HCV-RNA bakılabilir.
Viral genotip: Hepatit C infeksiyonu saptanan hastaların tümünde
tedaviye cevabın öngörüsü ve tedavi süresini ayarlamak için
gereklidir.
Karaciğer biyopsisi: Alanin aminotransferaz (ALT) düzeyi dikkate
alınmaksızın tedavi planlanacak her hastaya başlangıçta biyopsi
yapılmalıdır.
KHC infeksiyonunda tedavinin amaçları nelerdir?
• HCV-RNA’yı negatifleştirmek
• Serum ALT düzeyini normalleştirmek
• Karaciğerdeki inflamasyonu azaltmak
• Fibrozise ve dolayısıyla siroz gelişmesine engel olmak
• Hepatosellüler kanser gelişmesini engellemek
KHC infeksiyonunda tedaviye iyi yanıt kriterleri nelerdir?
• Genotip 1 dışındaki olgular
• Viral yükün düşük olması
• Portal fibrozisin olmaması veya minimal olması
• Kız çocuk olması
• Şişman olmaması
Kimler tedavi edilmelidir ?
• HCV-RNA pozitif iki yaş üstündeki tüm çocuklar tedavi için
adaydır.
• Karaciğer biyopsisinde kronik hepatit saptanan hastalara eğer
kontrendikasyon yoksa tedavi önerilmelidir.
Kimler tedavi edilmemelidir?
• Dekompanse siroz
• Karaciğer dışı solid organ transplantasyonu (böbrek, kalp ve
akciğer) yapılmış çocuklar
• Otoimmün hepatit
• Tedavi ile kontrol altına alınamayan depresyonlu hastalar
• Tedavi edilmemiş hipertiroidi hastaları
• Tedavide kullanılan ilaçların kontrendike olduğu çocuklar
İnterferon alfa: Ağır depresyon, nöropsikiyatrik sendromlar,
ilaç veya alkol alışkanlığı, iyi tedavi edilmemiş otoimmün
hastalıklar, kemik iliği yetersizliği.
Ribavirin:Ağır anemi, böbrek yetersizliği, serebrovasküler
hastalıklar.
KHC infeksiyonlu çocuklara hangi tedaviler uygulanmalıdır?
Kontrendikasyon yoksa interferon alfa veya ribavirin
kombinasyonu uygulanmalıdır. İnterferon alfa 2a/2b: 3-5 MU/m2,
subkutan, haftada üç kez ve ribavirin: 15 mg/kg, peroral, her
gün verilir. Genotip 1 ile infekte hastalarda onikinci haftada
viral yanıt yoksa (HCV-RNA negatif değilse veya düzeyinde iki
logaritmalık düşüş olmamışsa) tedavi kesilir. Yanıt varsa
tedaviye 48 hafta devam edilir. Genotip 2 veya 3 ile olan
infeksiyonlarda 24 haftalık kombine tedavi yeterlidir.
Kriyoglobulinemi, glomerülonefrit gibi HCV’nin karaciğer dışı
belirtileri interferon alfa tedavisine yanıt verebilir. Bu
durumda HCV-RNA pozitifliği devam etse bile tedavi
sürdürülebilir.
Karaciğer hastası olan her çocuk hastaya serolojisine bakılarak
gerekiyorsa hepatit A ve B aşısı uygulanmalıdır.
Sirozlu hastalar tedavi edilmeli mi?
Sarılık, asit, varis kanaması veya hepatik ensefalopati gibi
dekompansasyon belirtileri yoksa tedavi önerilir, ancak bu
hastalarda interferon alfa veya kombinasyon tedavisinin sağkalım
oranını arttırdığı gösterilememiştir.
“Human immunodeficiency virus” (HIV) ile koinfekte hastalar
tedavi edilmeli mi ?
Anti-HIV pozitif kişilerde hepatit C infeksiyonu daha ciddi
seyirli olup hızla ilerleyip son dönem karaciğer hastalığına ve
ölüme yol açabilir. Bu nedenle HIV ile koinfekte hastalara erken
dönemde ve hafif seyirli KCH’de bile kontrendikasyon yoksa
tedavi uygulanmalıdır.
ALT değerleri normal hastalar tedavi edilmeli mi ?
ALT normal hastaların yarısında yıllar içinde fibrozis gelişir.
ALT normal hastalarda kombine tedavi ile elde edilen kalıcı
virolojik yanıt ALT yüksek olgulardan farklı bulunmamıştır.
Özellikle karaciğer biyopsisinde fibrozis varsa tedavi
başlanmalıdır.
Kronik böbrek hastaları ve hemodiyaliz uygulanan çocuklarda
tedavi nasıl olmalıdır?
Ribavirin hemolitik anemiye neden olduğu için bu hastalarda
kontrendikedir. İnterferon alfa monoterapisi uygulanır. Böbrek
transplantasyonu yapılmış hastalarda tedavi kontrendikedir.
Solid organ transplantasyonu yapılan hastalarda KCH
infeksiyonu tedavi edilmeli mi?
Tedavi kalp, akciğer ve böbrek transplantasyonu yapılan
hastalarda rejeksiyona neden olabileceği için kontrendikedir.
Karaciğer transplantasyonlu hastalarda dikkatli izlem ile
interferon alfa ve ribavirin kombine tedavisi uygulanabilir.
AHC infeksiyonu nasıl tedavi edilmelidir?
AHC tanısı almış hastalarda üç aylık izlem sonunda düzelme olmaz
ise interferon alfa monoterapisi uygulanabilir. Ribavirin
tedavisine gerek yoktur. Tedavi 24 hafta sürmelidir.
Tedaviye yanıtsız veya tedavi sonu relaps gelişen hastalara
ne yapılmalıdır ?
• Monoterapi almış ve relaps olmuş hastalara kombine tedavi 48
hafta süre ile uygulanır.
• Klasik interferon alfa ve ribavirin kombinasyonu almış, yanıt
vermemiş veya relaps olmuş hastalarda onay çıktığı taktirde
pegile interferon alfa içeren kombinasyonlar kullanılmalıdır.
ÖZEL HASTA GRUPLARINDA VE KOMBİNE HEPATİTLERDE TEDAVİ
Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda hepatit B aşısı
nasıl uygulanmalıdır?
Hepatit B’ye duyarlı olan hastalara, 0, 1, 2, 12. aylarda olmak
üzere dört doz, 40 mcg (çift doz) intramusküler hepatit B aşısı
uygulanmalıdır. İlk üç dozdan bir ay sonra antikor yanıtı
olmayanlarda 5 mcg intrakütan uygulama denenebilir. Antikor
yanıtı olanların da aşı bitiminden 6-12 ay sonra antikor yanıtı
açısından tekrar kontrol edilmesi gerekir.
Diyaliz tedavisi gören kronik hepatit C (KHC) infeksiyonlu
hastalar nasıl tedavi edilmelidir?
Transplantasyon adayı olan KHC’li hemodiyaliz hastası antiviral
tedavi adayıdır. Tedavi için interferon alfa 3 MU, haftada 3
kez, 48 hafta süreyle kullanılmalıdır. Seçilmiş hastalarda bu
tedavi transplantasyon yapılıncaya kadar uzatılabilir. Pegile
interferon alfa ile tedavi opsiyoneldir. Ribavirin kontrendike
kabul edilmektedir. Uzmanlaşmış merkezlerde doz ayarlanması ve
yakın kontrol ile kullanılabilir.
Diyaliz tedavisi gören kronik hepatit B (KHB) infeksiyonlu
hastalar nasıl tedavi edilmelidir?
Doz ayarlaması yapılarak lamivudin veya interferon alfa
tedavileri seçenekler arasındadır. Tedavi süresi henüz
belirlenmemiştir. Lamivudin kullanıldığında sürekli tedavi söz
konusu olabilir. Eğer inteferon alfa tercih edilmişse dozu 4.5-6
MU, haftada üç kez ve tedavi süresi 48 hafta olmalıdır.
Böbrek transplantasyonu sonrası KHB infeksiyonlu hastalar
nasıl tedavi edilmelidir?
Tek seçenek nükleozid analoğudur.
Böbrek transplantasyonu sonrası KHC infeksiyonlu hastalar
nasıl tedavi edilmelidir?
Etkinliği
kanıtlanmış ve güvenilir bir tedavi metodu yoktur.
Karaciğer transplantasyonu adayı KHB infeksiyonlu hastalar nasıl tedavi
edilmelidir?
HBV-DNA “polimerase chain reaction” (PCR) ile pozitif olan tüm
hastalarda derhal lamivudin tedavisi başlanmalıdır. PCR sonucu
negatif olan hastalarda lamivudin tedavisinin yararı konusunda
yeterli veri yoktur. Lamivudin kullanan hastalarda mutasyon
gelişmesi halinde adefovir dipivoksil eklenmelidir (2-3 ay
kombine kullanıldıktan sonra adefovir dipivoksil monoterapisi).
Karaciğer transplantasyonu adayı KHC infeksiyonlu hastalar
nasıl tedavi edilmelidir?
Canlıdan transplantasyon yapılacak olanlarda, olgu temelinde
değerlendirilerek antiviral tedavi söz konusu olabilir.
Karaciğer transplantasyonu sonrası hepatit B infeksiyonu
profilaksisi nasıl yapılır?
Lamivudin ve hepatit B hiperimmün globulini kombine
kullanılmalıdır. Donör anti-HBc pozitif olduğunda alıcı KHB
nedeniyle transplante olmamış olsa dahi lamivudin profilaksisi
gerekir.
Karaciğer transplantasyonu sonrası KHB infeksiyonu nasıl
tedavi edilmelidir?
Lamivudin profilaksisi almayanda lamivudin, almakta iken
gelişende adefovir dipivoksil ilk seçeneklerdir.
Karaciğer transplantasyonu sonrası KHC infeksiyonu nasıl
tedavi edilmelidir?
Mümkünse genç donör tercih edilmelidir. Enzimler yüksekse derhal
biyopsi yapılmalı ve kronik hepatit bulgusu varsa tedavi
başlanmalıdır. Enzimler normalse biyopsi için bir yıl
beklenebilir. Karaciğer biyopsisinde fibrozis bulunursa yine
tedavi edilmelidir. Bu hastaların tedavisi standart tedavi
stratejisinden farklı olabilmektedir.
Transplantasyon dışı immünsupresif tedavi alan veya alacak
olan KHB’li hastalarda tedavi nasıl olmalıdır?
Uzun süreli immünsupresif tedavi alacak olan hastada, HBV-DNA
PCR ile negatif olsa da profilaktik lamivudin tedavisi endikedir.
Süre konusu netleşmemiştir, ancak kemoterapi kesildikten sonra
en az 24 hafta devem edilmesi önerilmektedir.
Transplantasyon dışı immünsupresif tedavi alan veya alacak
olan KHC’li hastalarda tedavi nasıl olmalıdır?
Olgu temelinde değerlendirilmelidir.
Kronik viral hepatit ile birlikte karaciğer yağlanması
ve/veya obezite olan hastalarda tedavi nasıl olmalıdır?
KHC’de karaciğer yağlanması sıktır ve bizzat KHC’nin sonucu
olabilir. Burada antiviral tedavi ile yağlanma da gerileyebilir.
Karaciğer yağlanması obezite sonucu ise tedavide başarı şansı
azalmaktadır.
Yaşlı (65 yaş üstü) hastalarda tedavi nasıl olmalıdır?
Olgu temelinde değerlendirilmelidir. Kronolojik yaş tedavi
açısından bağlayıcı değildir.
Hepatit B ve C (+ D) birlikteliğinde tedavi nasıl olmalıdır?
Bu hastalarda replikatif fazda olan virusa yönelik tedavi
uygulanmalıdır. Tedavi sonuçları tekil infeksiyondakinden farklı
değildir.
Görüş ve Önerileriniz
|